Bilginler Konağı ve yapılanlar
Ömer Fethi GÜRER
Nigdekent@mynet.com
25.09.2007
Niğde ilk insandan günümüze bulgulara erilen önemli bir yerleşim
bölgesi. Toroslar'dan Orta Anadolu'dan Sinop'ta denize ulaşan ya da ve
Ankara-İstanbul'a varan yolların geçiş kapısı.
Niğde Müze Müdürlüğü, Niğde için beş ayrı yerde 30 yıla yakın süredir
devam eden kazılarda tarihsel dünün önemli olgularına erilmesini sağladı.
Tarih boyunca değişik yerleşmelerin kültürlerin izlerini taşıyan bölge
için 30 yıl boyunca biz de yerel basında onlarca yazı yazdık. Adım adım
tarihi dokuyu gezdik. Çok sayıda eseri belgeleyip koruma kurularınca
tarihi eser kapsamına alınmasını sağladık. Bizim gibi bu işe gönül vermiş
bir avuç insanın çabaları ile Niğde için tarihi dokunun varlığını gündeme
taşımaya çalıştık. Gezginler, uzmanlar, ilgi duyanlarla Niğde'nin
aydınlanan yüzü son elli yılda daha çok bilinmeye başladı.Özellikle yakın
dönemde Niğde çok sayıda eser gündeme taşınır oldu. 2000'li yıllarda
kurtarma çalışmalarında geçmişe oranla olumlu gelişmeler yaşanmaya başladı.
Son süreçte birden çok eser bakım onarıma alındı ancak onlarca eser halen
de yok olma tehlikesi altında bulunuyor.
Tarihin arandığı kazılardan öte, ayakta kalan eserlerin korunması ve
yaşaması gerekiyordu. Son yıllarda Niğde Müze Müdürlüğü, Turizm Müdürlüğü
ile Niğde sevdalısı gönüllülerin uğraşları Niğde için olumlu sonuçlar
verir oldu. Üniversitede yine birkaç doğa, tarih bilinci ile Niğde
ilini gezen öğretim üyelerinin de çabaları var. Niğde dışında
Üniversitelerden Niğde ilgi duyulmaya başladı. Son on yılda üç kitap bu
konuda yayınlandı. 2000 yıllarda Vali Refik Arslan Öztürk kurtarma
çalışmalarına bizzat katılıp çalışanların yanında uğraş veriyordu. Son
dönemde vali Gündüz Beder, İl Turizm Müdürü ki Niğde'ye tayin olan Murat
Süslü, Müze Müdürü Fazlı Açıkgöz bu alanda yapılması gerekenlerle ilgili
girişimlere destek verenlerdi. Geçen dönem milletvekili olan Erdoğan
Özegen, Mahmut Uğur Çetin ve Orhan Eraslan'ın bu konuda çaba ve
gayretlerini de unutmamak gerekir.
Niğde için yapılması gereken çok iş vardı. İşte son yıllarda başlatılan
çalışmalarda sınırlı da olsa bazı kültür varlıkları onarıma alındı.
Bor ilçemizde Osmanlı dönemi konak örneklerinden Bilginler Konağı
onarımı yapılarak yok olmaktan kurtarıldı. Bilginler Konağı restorasyon
işi 649.735 YTL mal oldu ve konak kullanılabilir hale geldi.
Bor Öğretmenevi'nin yanında, Mahmut-Ahmet Bilgin Ailesi'nce Kültür evi
olarak kullanılmak üzere bakanlığa Bağışlanan yapı Niğde'de Osmanlı
mimarisinin önemli örneklerindendi. Yapı tamamen yıkılmak üzere iken çok
yazdık. İlgililere ulaşmaya ve yapılmasına çalıştık. Sonuçta tarihi konak
onarılarak Niğde için muhteşem bir dokunun ayakta kalması sağlandı.
2006 ve 2007 yılları Niğde için birden çok tarihi esere el atıldığı dönem
oldu.
Ulukışla Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı için 13.000.000 YTL, Niğde Kalesi
yapımı için 1.393.000 YTL harcama ile onarımları sağlandı. Bedesten
için 568.760 YTL onarım bedeli ayrıldı. Son gördüğümde açılacak konuma
ermişti. Murat Paşa camisi, Torbalı Cami, Begüm camisi, Dışarı Cami,Bor
Alaadin Camisi, Recep Ağa camisi, Şeyh İlyas Camisi onarım gören yerler
oldu.
Niğde'nin tarihi dokusu için daha çok yapılması gereken
ler var. Özellikle Osmanlı döneminden kalan çok sayıda tarihi ev yıkıntı
durumuna geriledi. Kurtarma kararı olan CULLAZ Sokak evleri harabe
halde. Çok sayıda kilise bakımsızlıktan harap durumda. Bu kiliseler sanat
merkezi konumuna taşınabilir. Niğde merkezde dahi iki kilise yıkılmayı
bekliyor. Oysa Sungur bey camisi, Alaaddin Camisi, Akmedrese, Kale ile
eski şehrin tam ortasında, yapıların çevresinde ona yakın taş konak da
yıkıntı halinde. Bir proje ile evler ve bu yapılar kurtarılsa Osmanlı
dönem ile ilgili önemli bir mahalle canlanacak. Selçuklu döneminin şaheseri
Sungur camisi Osmanlı dönemi yangından sonra kısmen ayakta kalmıştı.
Onarımlarla cami ibadete açıktı. Son olarak camiyi gezdim. Oldukça gerekli
bir onarıma ihtiyacı var. Bu cami mutlaka aslına uygun elden geçmeli. Çift
başlı kartal kabartması, çiçek ve geometrik bezemeler, yıldız ve farklı
simgelerle bu cami bir müze gibi.
Niğde olması gereken bir girişimde Yapısal özelliği olan evlerden
bazılarının Niğdeli sanayicilerce alınıp onarılması ve kurtarılmasıdır.
Niğde dokusu böylece daha zengin olacaktır. Bu konuda Üniversite bir
evi kurtardı. Daha çok yapı ayağa kalkmalı.
Yıllardır yapılsın, yapılsın dediklerimizden yapılanlar için emek verenlere
teşekkür ediyoruz ve iddia ediyoruz Niğde eski evler tarihi doku
onarılırsa Mardin ne kadar önemseniyorsa Niğde o kadar önemsenir olacaktır.
Çünkü o zenginliğe sahiptir.
Ayrıca tamamlanmış eserleri görüp gezdikçe heyecan duyuyorum. Niğde İç
Kale ve Bedesten Niğde için, Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı Ulukışla ve
Bor Bilginler konağı Bor için büyük kazanım oldu. Diğer eserleri de
Turizm Bakanlığı ve Vakıflar Genel müdürlüğü'nün bir an önce ele almasını,
yapılanları görünce daha çok istiyoruz. İşte Bilginler Konağı ve eski
evlerle ilgili beş yıl önce yazdıklarımızdan bir örnek yazımız:
" Bor'da eski hamamın karşısında katlı eski bir yapı vardır. Merdivenli
girişin başlangıcında sarı zemin üzerinde Ahmet ve Nuri Bilgin'in evi
kültürevi yapılmak üzere kültür bakanlığına bağışladıkları yazıyor.
Katlı eski Bor evinin Nufus memurluğu olduğunu anımsarım. Eski PTT
yanındaki bu binanın ahşap zemininde yürürken ses çıkardı. Bir süre
kullanıldı. Sonuçta ev boş kaldı ve kültürevi olması için de Bakanlığa
bağışlandı.
Mahmut, Ahmet ve Nuri Bilgin'in evi bağışlaması ve evin yıkılmadan
ayakta kalması bir şanstır.
Tarihi özelliği olan kimi evler harabe durumdadır ve kullanımı giderek
güçleşmektedir.Değerler yok olmaktadır. Papazın Evi olarak bilinen
Sokubaşı'ndaki ev, Çürükfakılar'ın Orta Çarşı'nın devamındaki ev, Bor'un
görünümüne hakim kilise, Selçuk Mahallesi'ndeki toprak ve taş evler
sayıları yiten dünkü ev örneklerinin son temsilcileri gibidir. Yapılması
gereken SİT alanı ilan ederek yapılar korunmamakta ve tamamen yok olmaya
doğru gitmektedir. Özelliği ve güzelliği olan en azından birkaç ev olsun
ayakta kalıp korunabilmelidir.
Kültürevi yapılıncaya kadar bu bina ayakta kalır mı? Son hali ile bina
şiddetli yapılanmaya ihtiyacı vardı. Kış koşullarında daha da olumsuz
duruma gelmesi muhtemel yapı bir süredir de onarım da görmüyordu.
Kültürevinin de ihtiyaç olduğunu yıllardır yazarız. Bina ile bu şans
yakalanabilir. Yetkililerin konuya duyarlı yaklaşımları şarttır. Kültür
Varlıklarımız ve Diğer Çalışmalar başlığı ile Niğde il kültür Müdürü Hilmi
Atabey, basına yaptığı açıklamada Kültür ve sanat evi olarak
değerlendirilmesi düşünülen evin keşif özetinin çıkarıldığını, 2002
yılında onarım programına alındığını açıkladı. 2002 yılında ev programa
alınması işlemi gerçekleşir ise kurtulma şansı doğacaktır. Aksi ise bu
eserinde yıkıma doğru hızla gittiğidir.
Bor içinde eski evlerin çoğunluğunun yerinde apartmanlar yapılmıştır.
Kayabaşı, Sokubaşı mahalleleri neredeyse tamamı yok olmak üzeredir. Tarihi
değerler acımasız biçimde yok edilmiştir. Kiminde bir kapı tokmağında,
kiminde bir pencere kenarında el emeği ile oluşmuş güzellikler kırılıp
dökülüp atılmıştır.
Çürükfakılar'ın evinin son durumuda üzüntü vericidir. Bu evin resimlerini
çekip Valimize gönderdim. İlgileneceğini söylemişti. İl Kültür Müdürü bu
evin de Etnoğrafya müzesi yapılması için Kültür Bakanlığı'na tahsisi
edildiğini açıkladı. Vali Refik Arslan Öztürk'ün duruma el koyduğunu bu
açıklamadan anlamış oldum.Onarım ve proje çalışmalarına başlanıldığı
belirtilen evin ele alınıp yapılması yöresel yaşam ile ilgili müzeye
dönüştürülmesi de geleceğe bırakılan önemli bir miras olacaktır. Dünde
kalan tahta kaşıktan kirmene, kara sabandan el işi işlemelere değin halkın
yaşam zenginliği de müzeye taşınmalıdır.
Kültür ve sanat evi olarak düşünülen Ahmet ve Mahmut Bilgin'in evinde ise
Resim ve yazılı eserlerin yer almalıdır.. Bor'da çok sayıda eski resim de
vatandaşların arşivinde bulunmaktadır. Resimlerin de çoğaltılıp evde bir
duvarın camekanlı kılınması ile sergilenmesi de ayrı bir renk verir.
Gazeteler, dergiler, resimler, dünde kalan güzelliklerin anımsanacağı
belgeler o korunmalıdır.
Kültür evi bina ya da kurum memurluğu olarak değil, konumu ve mevcut yapısı
ile dünden bügününü içine alacak bir düzenleme ile düşünülmelidir."
demiştim.
Konak tamamlandı. Şimdiki düşüncem ise evin Kurtuluş Müzesi kılınması.
Bölgede savaşlarda şehit ve gazi olanların eşyaları yazışmaları anıları
bu yapı içinde sergilenmelidir.
Gürer'in Turizm Forumu'nda yayımlanan tüm yazıları:
|