Kostantin- Helena Niğde Durağı
Ömer Fethi GÜRER
Nigdekent@mynet.com
26.11.2007
Niğde deyince, Orta Anadolu'da kimi televizyon kanallarının hava
durumu raporunda andığı ya da polisiye bir haber ile anıldığında
varlığından haberdar olunan bir kent geliyor akıllara.
Niğde için yazdıklarımızı, anlatıklarımızı dinleyenler de ,açıkcası
şaşırıyor. Nasıl şaşırmasınlar ki bir kent düşünün ilk insan
Afrika'dan Avrupa'ya geçiş ile ilgili ilk ayak izine Anadolu
coğrafyasında rastlanan yer olsun ama yöre bu konuda birkaç yazıdan
öte,
gereği gibi ele alaınmasın; anlaşılır gibi değil. İyi ki bilim
adamlarımız var. Bazı meraklı, ilgi duyan, araştıran,
üniversitelerimiz var da Niğde kadar dünya içinde önemli konular
açığa çıkıyor, gündeme geliyor.
Niğde'de çok önemli beş kazı çalışması var; 100'e yakın da
mutlaka bakılması, çalışılması gereken alan var. Bir gün gelecek bu
yerlerin de özelliği, önemi ortaya çıkacak umudundayım.
İşte Niğde'nin 'burnunun dibinde' Gülen Meryem Analı Gümüşler
Manstırı'na komşu uzaklıkta, Aktaş bölgesinde Ortaçağ en eski
kilisesi Kostantin -Helena Kilisesi de inanç turizmi kapsamında Niğde
için gelecekte Turizme katkısı olacak bir merkez özelliğini koruyor.
Andaualis,Ambavalis ve Andavilis adı ile tarihi kaynaklarda yer
bulan günümüzde Aktaş olarak tanımlanan bölge Kilikya Pylaisi'ne
giden yolda önemli bir konaklama alanı olarak bilinmektedir.
Andaval Kitabesi ile belgelendiği üzere geç Hitit döneminde
yerleşim yeri Aktaş (eski Andaval) Niğde'ye 10 kilometre
uzaklıktadır. Köyde biri Osmanlı dönemine, diğeri Ortaçağ'a
ait iki kilise bulunmaktadır.
Köyün Mübadele ile tamamı değişen halkının büyük bölümü Selanik'ten gelmiş
ve Tarımla uğraşmaktadır. Aktaş'ın merkezinde yer alan bahçe içinde,
1842 yılında inşa edildiği söylenen kilise ise cami olarak
kullanılmaktadır. Kiliseye sonradan bir minare eklenmiştir. Sarı kesme
taştan yapılmıştır. Osmanlı döneminde bölgede görülen klasik kilise
yapısıdır. Bazilika planlı,tonoz örtülü, üç nefli cami içten sıvalıdır.
Mihrap ve minber düzenlenmiştir. Camiye dönüştürülmesinden sonra son cemaat
yerinin narteks yıkılarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Kilise yakınlarında
çok sayıda yerleşim yeri olarak kullanılmış mağara yapılar vardır.
Aktaş'taki Ortaçağ kilisesi ise Kayseri- Niğde yoluna 500 metre mesafede
ve yolun alt tarafında yer almaktadır. Yoldan dikkatli bakanlar kiliseyi
görecektir. Helana Kilisesi ise İmparator Kostantin tarafından annesi
Helana hacca giderken yaptırılmıştır.
Niğde Müze Müdürü Fazlı Açıkgöz, kilisenin yapılış tarihi olarak Ortaçağ'ın
en eski kilisesi olduğunu belirtmektedir. Yıllarca köylüler tarafından depo
olarak kullanılan kilise geri alınması üzerine dinamitlenmiş ve yıkılan
yapıda kurtarma ve restorasyon çalışmaları devam edegelmektedir. İstanbul-Kudüs
hac yolunda yer alan yapıdaki çalışmalar 11 yıldır devam etmektedir.
Bizans İmparatoru Kostantin'in M.S. 326 yılında annesi Helana için
yaptırdığı kilise 03.04.1987 tarihinde, 159 Tescil No ile koruma altına
alınmıştır.
Kilise'nin orijinalinde Üç nef'li, bazilika planlı olduğu ve üstü
tonoz örtülü, ortada da ikişerden dört sütunla salonların birbirinden
ayrıldığı, orta salonu U biçimli bir apsist ile sonuçlanan bir yapı
olduğu uzmanların incelemesi ve geçmişten kalan resimlerdeki görüntülerde
yer bulmaktadır. Kundaklanması nedeniyle üst örtü önemli ölçüde tahrip
olmuştur.
Kazı ve kurtarma çalışmaları Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm
Başkanı Doç. Dr. Sacit Pekak ve ekibince 1996 yılında beri titiz bir
çalışma ile devam edegelmektedir. Doç. Dr. Sacit Pekak Bu çalışması ile
ilgili sunumlar gerçekleştirerek yapının gün ışığına çıkması yönünde çok
çaba harcayan isim olmuştur. 11 yıl devam eden çalışmalarda Kilise
çizim, fotoğraflama, bilgisayar ortamına aktarma ve restorasyon hazırlık
aşaması çalışmaları tamamlanmıştır. Kazı çalışmalarının sonunda, Müze
Müdürü Fazlı Açıkgöz'ün açıklamasına göre insan iskeletleri, seramik
kaplar, madenden yapılmış eşyalar ile Roma dönemine ait bir kitabe ortaya
çıkarılmıştır. İskeletlerin muhtemelen dönemin din adamlarına ait olduğu
ifade edilebilir. Farklı bölgelerde tarihi kilise mekanlarında kilise
içine din adamlarının mezarlarının varlığına rastlamıştım.
Eylül ayında beş kişilik bir uzman heyet, sıva duvar arası sağlamlaştırma
ile yüzeyde oluşan kir ve yağlar temizlenerek orijinal duvar görüntüleri
de ortaya çıkarma çalışmalarına başlamıştır. Konservasyon ve restorasyon
projesi çalışmalarının üç yıl süreceği açıklanmıştır. Çevresi bahçe duvarı
ile örülü ve kurtarma alanı üst tarafı da sundurma ile kapatılan 14
asırlık kilisenin inanç turizmi kapsamında önemli bir eser olarak Niğde
katkı sağlayacağı umulmaktadır.
Keza Niğde'nin Selçuklular döneminin cami ve türbeleri ile mutlaka
görülmeye değer zenginlikleri vardır. Aladdin Camisi güneşle ortaya çıkan
gölgede beliren kadın yüzü, Hüdavent Hatun türbesi insan başlı kuşları,
Sungurbey camisi Sungur kartla işlemesi ve taş işçiliğin ilginç
ayrıntıları ile her biri başlı başına şaheserdir.
Osmanlı döneminde yapılan camilerde ayrı zenginlikte görkemli güzellikleri
günümüze taşımıştır.
Gerek İslam, Gerek Hırıstiyanlık döneminin önemli tarihi özelliklerini
taşıyan Niğde inanç turizmi kapsamında önemsenmesi gereken bir il merkezi
konumundadır.
Gürer'in Turizm Forumu'nda yayımlanan tüm yazıları:
|