Aladağ Ciniviz Kalesi


Ömer Fethi GÜRER
Yazara ileti



07.09.2008

Ömer Fethi GÜRER Niğde ilinde yeni bir keşif gezisine doğru yola çıktık.

Bademdere Belediye Başkanı Zekayi Turasan'ın sağladığı bir jip ile önceki dönem Belediye Başkan Cengiz Ecemiş ve Milli Park Koruması İsmail Kayhan ile kaleye doğru yola koyulduk.

Önce Yörük çadırları karşımıza geldi. Kozan'dan Aladağlar'a gelen son Yörüklerdi bunlar. Sekiz büyük kıl çadır saydım. Geleneksel göçerliğe devam ediyorlardı. Onlardan uzaklaşmıştık ki bu kere yol üzerinde bir kafileyle karşılaştık.

Yaş ortalaması altmışa merdiven dayamış bir Alman turist kafilesi, Aladağlar'ın içlerinden yürüyerek tur atıyordu. Aladağlar için harika diyen kafile Nevşehir'e gelmiş oradan Aladağları turlayarak geri Nevşehir'e dönüyordu.

Niğde Tyana, Gümüşler gibi önemli merkezleri; Kale, Alaeddin Camisi, Müze gibi kent merkezindeki yerleri görmeden, hatta yol üzerinde, bir kilometre içeride Kavlaktepe yeraltı şehrini, Değirmenli mağaralarını merak etmeden geçip gitmelerinin bir tek izahı vardı. Niğde bu yerlerin varlığından gerektiği kadar tanıtım ile haberdar edememişti.

Biz yolumuza devam ettik.

Göreceğimiz kale Çamardı ilçemizin Bademdere kasabasının sınırları içinde, Aladağlar'ın eteklerinde Helenistik döneme ait bir kale idi. Büyük İskender'in resimlerinin yer aldığı paraların ele geçirildiği anlatılan kalede saklı bir hazinenin var olduğu söylentisi yayılmıştı.

Kale çok sarp bir yerde yapılmıştı. Yanındaki alan çok dar ve uzun idi. Önce jip ile zirvenin eteklerine erdik. Sonrasına araç gidemediği için jipten inerek tırmanışa geçtik. Bülbül sesleri arasında çam ağaçları altında kuşlar ayak seslerimiz nedeniyle havalanıyordu. Bir saatrten fazla tırmandık. Arada mola verip su içtik. Bir ara artık tamam diyecek kadar yorulup terledim ama bırakmadım. Sonunda kuş yuvası gibi zirvedeki kaleye vardık.

Halkın Gavur Kalesi olarak adlandırdığı kalenin burçlarından bir küçük kısım ayakta kalmıştı. Kalenin içinde on iki adet olduğu söylenen beşik tonoz ile örtülü odalardan ikisinin kalıntıları görülüyordu. Uçurumun kenarındaki yapılar da yıkılmıştı. Gözetleme noktasına çıktığımda açıkçası aklım dondu.

Anlaşılan bizden bir gün önce hilti ve jeneratörle açılmış, dinamit için hazırlanmış delikler bu alanda vardı. Akıl alacak gibi değildi. Niğde kitabında kaleyi yazacağım ama kitap çıktığında toptan yok edilmiş olması da olası. Kalenin her yeri tahrip edilmişti.

Kale karşı yamaçta maden işlenen alanlar ve çevrede kelerler görülmekteydi. Kalenin içinde birden fazla uygarlığın izleri bulunmakta idi. Bir bölümde kayalar oyularak muhtemelen taptıkları, tanrı tasvirleri olan bir alanda, kayalarda yapılmış sekiler mevcut. Kalenin ayakta kalan burçları kesme taştan, arası ise moloz taş dolgu olarak yapılmıştı.

Ordu Başı olarak belirtilen bir yer ile At Koruma Alanı olarak tanımlanan iki ayrı alan da dikkate değer yerlerdi. Kalede para, çamak, çömlek, kız heykeli, kama ve bıçak gibi kalıntıların bulunduğu anlatılıyordu.

Kaleye çıkarkenki zorluktan olacak, İsmail Kayhan bir kestirmenin var oluğunu söyledi. Ben de peşine takıldım. Cengiz başkan ile Niğde Tv Kameraman Murat ve ekip şöferi bu dik bir yamaçtan inmek istemedi. Geldikleri yöne dönüler ben ise inmeye karar verdim. Yaklaşık iki yüz metre dağcılar gibi çok küçük hatada uçuruma yuvarlanma riski ile inişe geçtim.

Zorlak denilen alandan Zindan Deresi çok zor koşulları aşarak indik. Gazetecilik yaşamımda çok ilginç anlarım oldu ama bu iniş kolay kolay unutamayacağım zorlukta idi. Sigara içmemenin yararını bir kez daha gördüm. Benim kilomda benim yaşımda bir kişi daha aynı yerden inebilirmi? Bilmem. Dileyen denesin.

Muhteşem doğa,muhteşem hava ama bir o kadar zor inişi seçtim. Keşke çıktığım yerden inse idim demedim çünkü yaşamaya değer güzellikti.

Dağ çiçekleri, ada çayı bitkileri arasında muhteşem bir vadiden yürüyerek jipin yanına erdiğimde Aladağlar'ın görkemi gözlerimin önünden akmaya devam ediyordu.


Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net