Turizm Sektöründe Kadın Olmak


Pelin ÇANKIRI

pcankiri@hotmail.com

14.12.2006

Pelin ÇANKIRI Sayın Hocam Şehnaz Demirkol`a Armağan

Turizm pek çok güzellikle birlikte pek çok karmaşayı da bünyesinde barındıran bir sektördür bana kalırsa. Bu sektöre yeni adım atan, ya da eğitimini yeni almaya başlayan kişilerin kafası karışıktır çoğunlukla. Bir tarafta vaad ettiği parlak gelecek, diğer tarafta düzensiz çalışma saatleri ile örtüşür mesela. Ancak asıl karmaşa bunlar değildir. Çünkü bunun gibi şeyler bir turizmci için karmaşadan ziyade, hayatın gidişatıdır zira…

Çoğu meslek grubu, adı konmamış kurallarla cinsiyetlerarası görev bölüşümüne tabidir. Örneğin hemşirelik kesinlikle kadın mesleği iken otobüs şoförlüğü kesinlikle erkek işidir. Günümüzde bu tabuları yıkan özel kişilerle karşılaşsak da hala kabul goren bakış açısı bu yöndedir.

İşte, turizmin karmasaşı tam da buradan kaynaklanır. Turizmcilik için ``Kadin işi`` ya da ``Erkek işi`` diyemezsiniz. Her iki cinse de eşit sans tanınan bir sektördür aslen. Ancak karmaşa diye adlandırdığım şey turizmciliğin kendi içinde cinsiyetlere ayrılmış olmasıdır. Örneğin erkek "Hostess" ya da kadın depocu olmaz. Stewarding departmaninda bir kadın personele rastlayamazsınız.

Bu anlattıklarım, günümüz şartlarina uyum sağlamış halleri tabii… Çok daha kötüymüş önceleri. Okulda hocalarımdan birinden dinlediğim bir hikayeyi aktarmak isterim örnek olsun diye. Turizm bölümünü kazanan kızını okula göndermek istemeyen bir babanın gerekcesi ``Raki masalarına meze mi olacaksın?`` imiş. Tabii, bu cağdışı yaklaşım olmasi gerektiği gibi yüzyillar öncesinde kalmamış maalesef. Yanılmıyorsam 2002 yılına ait bir yaşanmışlık.

Daha da öncesine gitmek istiyorum bu kez. Size bu yazımda, çok takdir ettiğim ve iş ahlakını kendime örnek almaktan gurur duyacağım bir hocamı anlatmak istiyorum, Sehnaz hocamı…

Sayin Sehnaz Demirkol, Sakarya Üniversitesi Iktisadi ve Idari Bilimler Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümü hocalarından biridir. Yrd. Doc. Dr. ünvanı ile ders vermektedir. Benim kendisine duyduğum hayranlığın sebebi ise mesleğine karşı duyduğu aşk ve azmidir.

Hayatı hakkında çok bilgi sahibi değilim, cünkü profesyonel bir yakınlık duyardı hocamız bizlere. Ancak bazen dersleri sirasinda, ders almamiz için hayatından küçük kesitler anlatırdı. Kolay vazgeçmememiz ve imkansız denen şeyin varlığına olan inancımızı yok etmek adına.

Şehnaz hocamiz, turizmcilere "Rakı masasina meze olacak" gözle bakıldığı zamanlardan çok önce baslamış bu işe ve büyük bir gururla yakıştırmış bir kimsedir bu işi kadınlara. Çeşitli alanlarda calışmış ve en sonunda eğitimcilikte karar kılmıştır. Girdiği işlerin hepsinde olduğu gibi eüitimciliği de pek güzel basarmis; lakin yetinmemistir. Sakarya universitesi o zamanlar meslek yuksek okulları ile turizmci yetiştiren bir okul imiş. Ancak Sehnaz Hocam, önce aklına sokmuş 4 yil eğitim veren bölüm açmayı. Yönetimin Yüksek okul önerisini ise kesinlikle kabul etmemiş. Mutlaka fakülte bünyesinde olsun diye diretmiş. Çünkü biliyormuş tabii ki sadece meslek dersi ogrettiğiniz insanlar cogu zaman, düşünme yetisinden yoksun kalıyor. Düşünen ve yöneten insanlar yetiştirmek istiyormuş ve aylarca çabalamış, örnek ders programlari derlemiş. Türkiye`de orneği olmayan bir bölüm açmak için neredeyse uyumamış. Nice pazarlıklardan sonra, yandaş çekmeyi başarmış yanına; aklın yolu bir ya…

Ve sonunda 2001 yılında öğrenci almaya hazır hale gelmiş İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesindeki bölüm. Turkiye`nin ilk fakülte bünyesinde ders veren Turizm Isletmeciliği bölümü… Ancak ek kontenjan yerleştirmelerine yetişebilmişler ve ufak tefek eksikliklerin giderilebilmesi için, ilk oğrencilerine hazırlık okutmaya karar vermişler. Tabii büyük bir onurla Bolum Başkanı olmuş Sehnaz Hocam.

2002 yılında bizlerin de katılmasıyla yanılmıyorsam 50 kadar öğrencisiyle ilk ders yılına başladığonda bölümümüz, bizler kadar bölüm hocalarımız da şaşkındı. Elbet aksakıklar, sorunlar oluyordu ancak bizler de biliyorduk daha en başından; böyle aksaklıkların pek muhtemel olduğunu. Çünkü Sehnaz Hocamız ilk ders saatinde gelerek bizlere anlatmıştı size az önce aktardığım hikayeyi. ``Bizler de sizler kadar yeniyiz`` demişti.``Birlikte oğreneceğiz`` Ve öyle de oldu. Bizler ve birbirinden değerli hocalarımız birlikte oğrendik her şeyi…

Şehnaz hocamız bölümümüzdeki tek bayan hocaydı. Bu ozelliğiyle de bir hayli saygı uyandırmaktaydı bizlerde. Onun yol gostermeleri hepimiz için bulunmaz birer kaynaktı. Çünkü tek başına, bulunduğu yere gelmeyi başarmıştı. Bizler de yapabilirdik. O da bize hep bunu empoze ederdi. Bizleri yönetici olarak yetistiriyordu ve biz de bunun hakkını verecek, her şeyin ustesinden gelmeyi bilecektik.

Ilk stajlarımız için otellere başvurular yapmamızın hemen ardından, küçük bir toplantı yapmıştı Şehnaz Hocamız bizlerle. İş hayatı hakkında bizleri bilgilendirmek için, bu aşamalardan geçmis eski oğrencilerini getirmisti yanında ve bir çoğumuz, otelcilikle ilgili yepyeni gerçeklerle tanışmıştık bu toplantıda. Hatta gururla soyleyebilrim ki cost control aşkı bu toplantida düşmuüştü yüreğime.

Sonrasında cost control calışanı olmanın öyle kolay olmayacağını anlamıştım. Cinsiyet ayrımının gozetildiği departmanlardan biriydi. Öncelikle fiziksel kuvvet gerektiriyordu. Verimli bir calışan olmak istiyorsam - ki istiyordum, her bölümünde çalışabilmeliydim. Ancak fiziksel özelliklerim ne depoda, ne de receiving`de calışmama olanak vermiyordu. Sadece bu imkansızlıklar bile benim gözümde daha cazip kıliyordu departmanı. Yılmamış, arsızca talep etmeye devam etmiştim stajimi cost control`de bitirmeyi. Ve bana 12 gün süre vermişlerdi, belki sadece susayım diye. Bu 12 günde de ofisten cikarılmamıştım hiç. Oyle ya, ne yapabilirdim ki zaten.

Okula döndüğümüzde, herkesin tecrübelerinden farklıydı benimkiler. F&B` den hoslanmış ancak cost control`e hayran olmuştum. Bu konuyu konuştuğum herkes bana bu hayalden vazgecmem gerektiğini anlatmaya calıştı. Departman müdürümün bile şansımın olmadığını anlatmak için mesai harcadığı gerekçelerle saatlerce konuştular benimle. F&B` de şekillenecek bir kariyerin aslında benim kişiliğime de ne kadar uygun olduğunu anlattılar aylarca.

Şehnaz Hocam hariç… O anlamıştı beni.. ``Yapamazsın`` kelimesini içime sindiremiyor olmamı çok iyi anlamıştı. Yapabilirdim, biliyordu; biliyorduk… Bir sonraki yaz tatili için bir çok otele başvurdum. Hiç bir otel cost control`e kabul etmedi beni. Para bile istemiyordum üstelik. Sadece iş öğrenmek istiyordum ve bunun için ne gerekiyorsa yapmaya hazırdım. CV`mden etkileniyorlar, ancak şirket politikası gereği, cost control` e bayan personel ya da stajyer almıyorlardı. Bana önerdikleri diğer teklifleri geri çevirdim ve o yaz calışmadım. Ben yapacağım işe karar vermiştim ve başka alanda tecrübe dahi edinmek istemiyordum.

Bu konuda konuşmayı bana Şehnaz Hocam teklif etmişti. Belki başka alanlarda kendime bir kariyer oluşturmam gerektiğini anlattı bana. Anlıyordum, olmayacak bir hayal uğruna çok parlak olduğunu düşündüğü geleceğimi mahvetmemi istemiyordu. O imkansızı başarmıştı ama herkes onun kadar şanslı olmayabilirdi. Hayal kırıklığı yaşamamı istemiyordu. Belki de ileride, yaptığı yüreklendirici konuşmaların ters teptiğini ve çok sevdiği ogrencisini üzdüğünü görmek istemiyordu ama ben kararımı vermiştim ve aslında kararımdan dönmeyeceğimi o da biliyordu.

Bana konuyla ilgili olarak elinde olan tum yazılı kaynakları sundu önce. Kitaplardan ders notlarına, seminer metinlerine kadar. Sonrasında uzun uzun kendi deneyimlerini anlattı. Tarafsızdı.. Iş zordu ve ben de bunu bilmeliydim. Öncelikle ön yargılarla mücadele edecektim.

Çok iyi hazırlandık ve ben en son staj başvurumu cost control departmanına yaptım. Olmadı… Kabul etmediler. Ben de zamanım kısıtlı olduğundan ve bu stajı yapmak zorunda olduğumdan; mecburen kabul ettim. Kredi ve gelirler departmanında, costcuların gözlerinin içine bakarak calıştım aylarca.

Derken bir şey oldu. Cost accountant, beni yanına almak istediğini söyledi. Ilk stajımın son 12 gününü yanında geçirdiğim ve aradan geçen onca zamana rağmen yönetici denince aklıma gelen ilk isim olan ``Müdür``, isteğimi okumuştu gözlerimden.

İsin bu kısmı hayli maceralı. Gidip gelmeler, döktüğüm göz yaşları vesaireler ile stajım bittiğinde ``cost contoller``idim artik ben!

Okula bitirme tezi savunması ve staj sınavı için gittiğimizde, ilk gittiğim oda tahmin edersiniz, Şehnaz Hocam`ın odasıydı. Uzun anlatmama gerek yoktu hiçbir şeyi ama ben, yine de anlattım. Heyecanıma ortak oldu, beni dinledi, sırtımı sıvazladı.. O kadar…

Staj sinavını yapanlar başka hocalarımızdı. Önce inanmakta zorlandılar bana. Gurur duydukları çok açıktı. Yuzlerine yansımıştı hatta ``Biliyorduk, istersen yapabileceğini`` demişlerdi ama bana yine de dikkatli olmam gerektiğini, bu işin benim için çok da gelecek vaad etmediğini anlatmayı ihmal etmediler. Çok özür dilerim saygıdeğer hocalarım, ama o gün sizi dinlemedim. Başka başka günlerde karşıma çıkıp buna benzer başka şeyler söyleyen insanları dinlemediğim gibi…

Şu an, bir cost controller`im ve işimi büyük bir keyifle yapıyorum. ``Kadınlar yapamaz`` dedikleri işleri de; sayimlara katılıyor, deponun temizliğiyle ilgileniyor, ofis işlerini koordine ediyorum. Departmanımın bir erkek çalışandan beklemesi muhtemel her şeyi, belki fazlasını yapıyorum. Üstelik bunları ben dile getirmiyorum, müdürlerimin sözleri bunlar.

İşime geldigim ve evime dönmek için ofisimden ayrıldığım hemen her gün, Şehnaz Hocam aklımın ucundan geçer. Bu sektörde kadın olmanın bir dezavantajdan ziyade bir avantaj olduğunu, az biraz da akıllıysanız, bir şölene dönüştüğünü bana kelimeleriyle anlatıp şahsen görmem için tabir-i caizse "Yuvadan atan" sevgili hocam…

Bazılarının ``Rakı masalarına meze olmak`` dediği dönemlerde bu işi yapmaya başladığınız, yılmadan çabalayıp bu bölümü kurduğunuz, yillarca bu bölüme başkanlık yaptığınız ve sonunda ben ve benim gibi öğrenciler yetiştirdiğiniz icin, size minnettarım. Çok uzun sürmez, size minnettar olanların sayısı artacaktır. öncelikle ozel olduklarını biraz daha geç kavrayan diğer öğrencileriniz, sonrasında derslerinizden geçmekte zorlanan diğer oğrencileriniz ve son olarak da turizm sektörü…

Sayın Yrd. Doç. Dr. Sehnaz Demirkol; bu ulke size minnettardir.

Saygilarimla…


Pelin ÇANKIRI'nın Turizm Forumu'nda yayımlanan önceki yazıları:



Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net