2014 mü yoksa 2023 mü?
Raşit Araz
Yazara ileti
30.04.2008
Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn 21 Nisan tarihinde
Almanya’nın Die Welt gazetesine verdiği demeçte, Türkiye’nin reform surecini devam ettirmesi halinde 10–15 yıl içinde AB’ye üye olabileceğini ifade etti. Bu da Türkiye’nin AB’ye tam üye olabileceği tarihin 2023’e sarkabileceği anlamına gelmektedir. Türkiye ile aynı zamanda tam üyelik için başvuran Hırvatistan ise katılım sürecini daha sorunsuz şekilde sürdürmektedir. Hırvatistan’ın 2009’da müzakereleri tamamlayacağı ve 2011’de tam üye olacağı varsayılmaktadır.
Türkiye ve Hırvatistan’ın AB üyeliği yolundaki ilerleme farklarına bir göz atmak gerekmektedir. Hırvatistan müzakere sürecinde 18 başlık açmıştır. Bunlar;
1- Ekonomik ve parasal politika
2- İşletme ve Sanayi politikası
3- Gümrük Birliği
4- Fikri Mülkiyet Hukuku
5- Şirketler Hukuku
6- İş Kurma hakkı ve Hizmet Sunma Serbestisi
7- İstatistik
8- Mali Kontrol
9- Bilgi Toplumu ve Medya
10- Mali Hizmetler
11- Tüketicinin ve Sağlığın Korunması
12- Dış İlişkiler
13- Mali ve Bütçesel Hükümler
14- Trans Avrupa Ağları
15- Eğitim ve Kültür
16- Bilim ve Araştırma
17- Enerji
18- Ulaştırma Politikası
Bu başlıklardan Eğitim ve Kültür ile Bilim ve Araştırma başlıklarında müzakereler geçici olarak kapatılmış durumdadır.
Türkiye ile ise 6 başlık açılmıştır.
1- Bilim ve Araştırma
2- İstatistik
3- İşletme ve Sanayi Politikası
4- Trans Avrupa Ağları
5- Tüketicinin ve sağlığın korunması
6- Mali Kontrol
Dolayısıyla Türkiye’nin 17 Nisan 2007 tarihinde kamuoyuna sunduğu AB müktesebatına uyum programında belirtilen 2014 yılında tam üyelik hedefi gerçekçi olmaktan çıkmıştır. AB üyeliğini kendine hedef olarak koyduğunu söyleyerek yalan ve talan düzeni kuran AKP iktidarı artık AB çevrelerince bile bir safra olarak değerlendirilmektedir. “Başörtüsüne özgürlük, 1 Mayıs’a yasak” düzenini burjuva demokrasisi diye halka satmak isteyen “Taraf”ların maskesi erken düştü…