Turizmde yeni bir seçenek: Sinema
Seçim AYDIN
ATİD Başkanı, TÜROFED Başkan Yardımcısı
11.02.2008
Turizm hedefimizi yükseltmek için klasik turizm anlayışından sıyrılmamız kaçınılmazdır…
Turizmde yeni arayışlar içerisinde olan, klasik turizm anlayışının ötesinde yeni seçenekler oluşturan ve bu nedenle turizme yeni boyutlar kazandırmaya çalışan Türkiye'nin uluslararası turizm arenasında hak ettiği yeri alabilmesi için özel amaçlı turizm seçeneklerini artırması gerekiyor
Tam da bu noktada "Sinema" turizm için yeni bir seçenek olarak ortaya çıkmaktadır…
Sinema, hayatımızın her döneminde hepimizin mutlaka bir şekilde etkilendiği ve hayatıyla bütünleştirdiği bir sanat dalı olmuştur.
Bu anlamda sinema endüstrisi, bir ülkenin sadece isim olarak tanınmasını değil, o ülkenin kültürüne, edebiyatına, tarihine ve doğal zenginliklerine de ilgi oluşturacak tarzda tanıtım sağlayan en etkili iletişim araçlarından birisidir.
Turizmin pazarlanıp tanıtılmasında görsellik ön plandadır.
İnsanlar boş vaat ve reklama artık ilgi göstermemekte ve klasik turizm tanıtma anlayışı da hızla değişmektedir.
Yeni turizm anlayışı artık güneş, kum ve sahillerin çok ötesinde, ülkelerin yaşam tarzlarına dönük olarak şekil almakta, yeni nesil turist bu klasik görsellikten hızla uzaklaşarak cezbedici arayışlar içerisine girmektedir.
Turizm derken sadece deniz ve tatil değil kültür konusunda da yatırımları bırakmamak gerekiyor.
Öyle bir oluşum var Los Angeles, Nice gibi kentlerde sinema ile turizmi birleştirip güçlü bir reklam haline getirmek ki bu formül Türkiye için de uygulanabilir.
Bundan sonraki süreçte, Türkiye'nin tanıtımında edebiyatı, müziği, ülkenin teknik ve yaratıcı imkanlarını bir araya getiren sinema gibi önemli bir iletişim silahını kullanmamız gerekmektedir.
Bu yolla sağlayacağımız tanıtım ve tesis edilecek Türkiye algısı siyasal ve sosyal alandaki imajımızı da etkileyecektir.
Türkiye hala, zaman zaman sıradan bir Ortadoğu ülkesi olarak görülmektedir.
Bu yanlış algılama, seçiciliği önemseyen turistin ülkemizi talep etmesini engellemektedir.
Bugün Fas Marakeş'i bir film platosuna dönüştürmüştür ve sıradan bir yer turizm trafiğinin öncelikli destinasyonlarından birisi haline gelmiştir.
Universal Stüdyolar Antalya'ya gelen turist sayısı kadar turist ağırlamaktadır.
10.000 yıllık uygarlık tarihi, mitolojik olayların geçtiği çevre, lirik halk edebiyatı bu anlamda üretilecek özgün senaryolarla yapımcılara yeni imkanlar oluşturabilecek kaynaklarımızdır.
Ülkemiz doğal bir film platosu olmasının dışında da tamamlayıcı alt sektörler nedeniyle de bu noktada çok daha yüksek potansiyele sahiptir.
Topkapı Sarayı'nda çekilen İstanbul'dan Sevgilerle filminden sonra Truva filmi çok büyük bir şans olabilirdi.
Bu konudaki gücümüz kitap fuarlarında da özel olarak gündeme getirilebilir.
Türkiye sinema endüstrisinin vergi muafiyeti, KDV indirimi gibi teşviklerle desteklenmesinin yanında senaristlerin, müzik yapımcıları ve teknik altyapı sağlayıcıların da desteklenmesi sureti ile dünya film endüstrisinin gündeminde yer alan bir ülke olacaktır.
Sinema sanayinin desteklenmesiyle oluşacak yeni üretimlerden elde edilecek gelirler ve istihdam, verilen teşviklerin çok üzerinde bir katma değer yaratacaktır.
Türkiye gerçek potansiyelleriyle tanıtılırsa çok daha geniş ve seçkin turist profilini kendisine çekecektir.
Sinema yoluyla elde edilecek ürünler gelecek dönemlere de kalabilecek tanıtım imkanları oluşturacak nitelikte olduğundan, bu noktada sinema en önemli silahımız olacaktır.
Bazı vergi kolaylıklarının getirilmesi Warner Bros, Walt Disney gibi dünyanın önde gelen prodüksiyon şirketlerinin Türkiye'de film çekmesinin önünü açacaktır.
Sinema ve turizmin kuracağı denge ülkeye sağlayacağı döviz girdisiyle birleşince bu alandaki yatırımın değerliliği açıkça görülecektir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın girişiminin turizm sektörü olarak destekçisiyiz.
|