Ulusoy veda ederken
Şafak KURU
safak@safakturizm.com
safak@turizmforumu.net
28.12.2006
Geçen hafta TÜRSAB’ın üyelerine verdiği geleneksel yıl sonu yemeğine
katıldım.
Doğuş Otomotiv’in sponsorluğunda düzenlenen toplantıda konuşan Başkan
Ulusoy, bu yıl kötü geçen turizm sezonunun nedenlerinin genel ekonominin
dışında, sektörün içinde izinsiz hizmet veren ve sayıları hızla artan
turizm acentalarından kaynaklandığını ifade etti. Tüm dünyada seyahat
acentalarının sayısının hızla azalırken ülkemizde izinsiz olarak hızla
artmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Bu konuda yapılan
çalışmaların TBMM komisyonlarına geldiğini ve yakında yasalaşacağını
anımsattı.
TÜRSAB’ın AB standartlarını yakaladığını ve yaklaşık 4500 üyesinin
olduğunu da sözlerine ekleyen Başaran Ulusoy rehber-acenta,otel ve zorunlu
sigorta bağlarının iyi ve tam kurulması gereğinden söz etti.
Ulusoy bunları söylüyor, bense son günlerde turizm medyasında, İnternet
sitelerinde yazılanları, gerçekleştirilen toplantılarda yaşananları
düşünüyordum.
Türkiye'nin aydınlık yüzü turizm sektörü eleştirilere itiraz etmez.
katılmasa bile düşüncelere saygı duyar. Zaten öyle de olmalı, amaç iyi,
doğru ve güzele teşvik etmek olmalı.
Yine de bazıları, ne yazık ki küçük işlerle uğraşıyor. Yazı ve maillerine
isimlerini yazamayan, üstelik karşılarındakilerin kimliğini sorgulamaya
yeltenenler, başkalarının yazdıklarıyla Ulusoy'a saldıran, akılları
bulandırmaya çalışanlar, kişi ve kurumları yıpratmak için ellerinden geleni
ardlarına koymuyor.
Sektörden olduklarını söyleyen bu jkişilerin yaptıkları sektöre hiç
yakışmıyor.
Şimdilerde Türkiye'de turizm hareketini yasal güvence altına alan 1618
Sayılı Yasa değişmek üzere. değişikliğe ilişkin tasarı şu satırların yazıldığı
sırada TBMMM’de, alt komisyonda görüşülüyor.
Yasa değiştiğinde ne olacak, neler yaşanacak yakında göreceğiz. Artık
acente kavramı ortada kalır mı kalmaz mı; rehberlik kurumu tarihe mi karışır,
yoksa ne olur belli olacak.
Yasa tasarısına karşı çıkanlar, nedendir bilinmez ama sadece TÜRSAB
Başkanı Başaran Ulusoy'u suçluyor, iktidara karşı çıkmayı Ulusoy'un
üzerinden gerçekleştirdiklerini sanıyor, akıllarınca hükümetle araları
bozulmadan olayların bütün sorumluluğunu Ulusoy'a yüklemeye, arada
kendilerine bir pay kapmaya çalışıyor. Aynada kendi suratlarına bakamayan
bazılarıysa mazide kalanların intikamını alabileceklerini hayal ediyor.
Öte yandan, Alanya’da bir toplantı yapan Başaran Ulusoy'a saldırı olmasın
diye polis çağırılıyor. Bu ayıp bu sektöre yeter de artar bile. Halen
yasal olarak Birlik Başkanı olan bir kişiyi üyelerinden korumak için polis
çağrılması bütün duygularımı yerle bir ediyor.
Bir zamanlar Türkiye'nin en gerici sahil kasabası olan ilçede, kaymakam
zoruyla istemeye istemeye turizme girenler, şimdi palazlanmış da Turizmin
duayeni, işi çok iyi bilen ve hakkını veren, son yıllarda sektöre en fazla
yararı olan, TÜRSAB'ı çok iyi bir çizgiye ulaştıran kişiye saldırmaya,
kongresine silahlı adamlarını göndermeye yelteniyor; yetmiyor arkasından
ağızlarına geleni söylüyor kendi güçlerine güvenmiyor ama başkalarına
dayanarak parsa toplamaya çalışıyot
Onların ve küçük hesaplar peşinde olan tekelci kafadakilerin ve
diğerlerinin gözleri aydın olsun... Başaran Bey gidiyor artık. Bir
yıl sonra süresi doluyor ve artık aday olmayacağı da biliniyor.
Şafak Kuru'nun Turizm Forumu'nda daha önce yayımlanmış yazıları:
|