Yazıyı tavsiye et


İSTATİSTİKLERLE AVRUPA BİRLİĞİ`NDE TURİZM


VOLKAN ALTINTAŞ, Junior Fellow
Bonn University
Center for European Integration Studies (ZEI-C)

v.altintas@uni-bonn.de

09.08.2006

Volkan ALTINTAŞ Uluslararası turizm istatistiklerine göre (EUROSTAT;UNWTO) 2003-2005 yıllarında 25 üyeli Avrupa Birliği, toplam turizm pastasının % 45`ine sahiptir.

Bunu %21 ile Amerika, %20 ile Asya ve Pasifik, %8 ile Avrupa Birliği dışındaki bölge ve % 3 ile Afrika ve yine % 3 ile Ortadoğu izlemektedir.

Avrupa Komisyonu Turizm Birimi'nce 2004 yılı rakamları temel alınarak hazırlanan bir rapora göre Avrupa Birliği'ne üye 25 ülkenin ödemeler dengesinde yer alan turizm gelirlerini dikkate aldığımızda Akdeniz Çanağı ülkeleri olarak adlandırdığımız ülkelerin ön planda yer aldığını görmekteyiz.

Ispanya 28,3 milyar Euro ile başı çekerken bu ülkeyi 11,8 milyar euro ile İtalya, 10,1 milyar Euro ile Fransa, 8 milyar euro ile Yunanistan ve 4 milyar Euro ile Portekiz takip etmektedir. Avrupa Birliği ortalamasının - 0,7 milyar euro olarak hesaplandığı istatistiklere göre Almanya, -35,8 milyar euro ile net turizm harcamalarının en çok olduğu ülke olarak karşımıza çıkkmaktadır. Bu ülkeyi -22,9 milyar euro ile Ingiltere, -5 milyar euro ile Hollanda ve -3,7 milyar euro ile Belçika izlemektedir.

Bunun dışında, Birliğe yeni katılan ülkeler açından durum ortalamaya yakın bir paralellik göstermektedir. Örneğin Estonya´da 0,4 milyar Euro ile net turizm geliri, ödemeler dengesi içerisinde ortalamanın üzerinde gelişim göstermişken Letonya ´da bu oran -0,1 milyar eurodur.

2004 yılı itibariyle (2006 yilında ulaşılabilen son istatistikler) 25 üyeli Avrupa Birliği´nde, konaklama ve yeme-içme sektöründe calışanların toplamının 7,8 milyon olduğu hesaplanmıştır.

Bu rakamın ükelere göre dağılımına baktığımızda Ingiltere´nin 1,216 milyon, Almanya´nin 1,208 milyon, İspanya´nın 1,199 milyon, Italya´nın 1,040 milyon, Fransa´nın 0,8 milyon kişiyle sıralandığını görmek mümkündür. Avrupa Birliği´nin son genişlemesiyle birlikte, bu iki alt sektörde calışanların en çok olduğu ülkenin ise 0,2 milyon kişi ile Polonya oldugunu söyleyebiliriz. Polonya'yı çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Slovakya izlemektedir.

Bu rakamların ışığında 2004 yılında konaklama ve yeme-içme sektörlerinin yarattığı istihdamın toplam ekonomi icerisindeki oranı bakımından yapılan sıralamada ise Kıbrıs Rum Cumhuriyeti´nin % 8,9 ile en üstte yer aldığını ifade etmek mümkündür. Bunu % 8,2 ile Malta, %6,7 ile Ispanya, %6,5 ile Yunanistan ve %5,7 ile Avusturya izlemektedir.

Avrupa Birliği ortalaması ise %4 olarak karşımıza çıkmaktadır. Yeni üyelerden Slovenya´daki ortalama Avrupa Birliği ortalaması ile aynıyken Macaristan, Slovakya ve Cek Cumhuriyeti´nde % 3,8 civarında gerçekleşmiştir. Yeni üyelerden en düşük oran ise Polonya´da % 1,7`dir.

Avrupa Birliği´nin son genişlemesiyle birlikte seyahat sürelerinde de farklılıklar görülmeye başlanmıştır. Avrupa Birliği´nde toplam 418,2 milyon seyahat gerçekleştiği hesaplanmıştır. Dört gece ya da daha uzun süreli iç ve dış seyahatlerin toplamının dikkate alındığı bir istatistik çalışmasına göre Almanya 103,9 milyon ile birinci sırada yer alırken bunu 81,1 milyon ile Fransa, 66 milyon ile Ingiltere, 37,1 ile Italya ve 23,8 ile İspanya izlemiştir. Yeni üye ülkelerden Polonya 16,6 ile diğer yeni ülkelerden hayli farklı bir profil çizerken onu sırasıyla Çek Cumhuriyeti ve Macaristan izlemiştir.

İfade edilen bu istatistiklerin ne kadar önemli olduğuna dair ülkemiz açısından kısa bir not:

2005 yılında 15,9 milyar euro gelir ile dünya turizminden %2,6 pay almış, 21 milyon turistle Akdeniz çanağında turizm alanında güçlü bir turizm ülkesi olduğunu ispat etmiş bir ülke olarak Türk turizminin Avrupa Birliği süreciyle hız kazanması gerekmektedir.

Belirtilenlerin aksine, bu sürecin Türkiye lehine dönmesi için belirlenmiş turizm politikaları ışığında hareket etmenin gerekliliği gözden kaçmamalıdır. Aksi takdirde, kanımca geçici olarak ifade edebilecek olan turizmdeki durgunluk ve gerilemenin-turizmde yaşanan bu durgunluğun devamı olasıdır. Politikalar geleceğe yön verebilir. Avrupa Birliği ülkelerinde yaşanan durumun özeti, sahip olunan politika ve sürekliliktir.Avrupa Birliği´nin ortak turizm politikası olmamasına rağmen 2006 yılının ilk çeyreğinde bu konuyla ilgili önemli adimlar atılmaya başlanmıştır. Dikkat çekmek istediğim nokta, yeni üye ülkelerin Birlik içindeki turizm politikalarına zaman içindeki uyumu ve bu konuda gösterdiği çabadır.

Bugünü düşünürken geleceği unutmayalım. Turizmde ortak hareket etmenin sürdürülebilir turizm açısından ve turizmin yaratacağı çarpan etkisi üzerinde bir kez daha düşünmenin tam zamanı olduğunu düşünüyorum.

Milyarca dolarlık yatırımın ve geleceğin sektörü turizmin kaderi bu olmamalı. Avrupa Birliği'ne üyelik süreci ve bu sürecin turizme etkilerinin bizlere bazı olumlu açılımlar sağlayacağını düşünüyorum.


Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net