Yeni Yılda Eğlenebilmek


Volkan ALTINTAŞ, Junior Fellow
Bonn University
Center for European Integration Studies (ZEI-C)

v.altintas@uni-bonn.de
www.volkanaltintas.com

04.01.2007 Antalya

Volkan ALTINTAŞ Uzun bir aradan sonra tekrar Türkiye'deyim. İzmir'de kısa bir yeni yıl ve bayram kutlamasının ardından Antalya'da buldum kendimi. Ancak tek kelime ile sunu söyleyebilirim ki bizler ne eğlenmesini ne de üzülmesini tam olarak beceriyoruz.

Yeni yıl ile birlikte İzmir ve İstanbul'da maganda kurşunlarıyla hayatlarının en güzel günlerinde bir hiç uğruna ölen gençler. Bu mu kader, bu mu eğlence ile devam eden güzel bir gecenin sonu? Yine bildik sahnelere devam güzel ülkem Türkiye'de.

Yılbaşı günü birkaç arkadaşımla İzmir-Karşıyaka'da bir eğlence mekânındayım. Gece ilerlemekte ve yeni yılı kutlamak üzere kendimi güzel İzmir'in sokaklarında buluyorum.

Yeni yılımı kutluyor, eğleniyor ve sevdiklerimle güzel anlarıma bir yenisini daha ekleme çabasındayım. Ancak o da ne? Şehrin göbeğinde, ertesi sabah duyduğumuz bir haber benim tüm hevesimi ve mutluluğumu gölgeliyor. İlk olayın haberi benim de içinde bulunduğum merkeze yakın bir muhitten patlayan bir maganda kurşunu ile hayatını kaybeden bir gencin hikayesi. Ardından daha tirajik ve daha acı bir haber. İstanbul merkezinde göbeğinde, hani şu Kültür başkenti ilan edilen, ardından davullarla zurnalarla kutlamalar yapılan İstanbul'da. Dağ başında değil yani. Gece eğlenmeye giden bir gencin başına isabet eden kör kurşun haberi. İki hayatın bir hiç uğruna sönmesi. Bu mu kader sevgili dostlar, bu mu medeniyet, bu mu güzel Türk halkımın eğlenme tarzı…Sorarım sizlere…

Bizler silaha meraklı toplumuz iyi ama cevap bu değil, kaybolan bu iki hayatta. Cevap ise İzmir-Antalya uçuşum sırasında silah teslim yerinde gördüğüm yılbaşının ardından memleketlerine ya da işlerine dönen o silah taşıyan beyefendilerde. Sizler suçlusunuz, hem de hepiniz. Silahlarlarla beyefendi olduklarını sanan sizler... Nereden geldiği belirsiz kurşunların hedefi olan o gençlerin tek suçu ise eğlenme isteği ve sonrası…

Bugün maillerime bakarken bir kez daha üzüldüm. Gelen maillerden iki tanesi Yunanistan ve Almanya'dan. Atina'dan gelen mailde İstanbul'daki bu maganda kurşunu olayını duyan bir arkadaşımın aklına takılan sorular ve sözde kendi kendimize yaratmaya çalıştığımız medeni dünyamızı benim açıklama zorunluluğum.

İkincisi ise bu olaylar dışında Alanya'da yine bugün basına yansıyan Alman turiste tecavüz edildiğine ilişkin haberlerin bir Alman gözüyle değerlendirilmesi ve yine benim bu olaya cevap arayışlarım. Bundan önceki yazılarımda Alanya ile ilgili olarak yazdığım yazıda da belirttiğim gibi, özellikle tecavüz olayları bu güzel ilçemize sonsuz zararlar vermekte.

Alman arkadaşın ilettiği duruma bakılırsa Almanya'da hemen bu olay gerçek ya da yalan, kendine basında yer bulmuş.

Bu yazımda beni ne turizm canlanması ne iç turizmde patlama ne de 2007'de turizmde neler olacak sorusu ilgilendiriyor. Beni asıl ilgilendiren olay kendini Batıya, medeniyete dönmüş bir ülkenin önce bunun gereklerini yerine getirecek davranışlar sergilemesi. Silahlardan uzak barış içinde insanca ve korkusuzca yaşamların devamı.

Turizm ve diğer konular mı? Bunlar bu söylediklerimden hemen sonra gelir… Eğer hayatta en önemli hakkın, yani yaşama hakkının varlığına inananların olduğu bir ülkede bu söylediklerime inananlar var ise…

Volkan Altıntaş'ın Turizm Forumu'nda yayımlanan önceki yazıları:


Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net