GÜZEL ANTALYA-2-
Volkan ALTINTAŞ, Junior Fellow
Bonn University
Center for European Integration Studies (ZEI-C)
v.altintas@uni-bonn.de
www.volkanaltintas.com
19.01.2007
Sayın Bakanımızın da belirttiği gibi 2007 yılında turizmde rakamlar dışında
konuşmak daha hayırlı olacak.
2006 gerçeğinin ardından kim ne derse desin, rakamları baz alarak
turizm hedefleri koymanın kimseye fayda getirmeyeceği açıktır.
Turizmin
başkenti Antalya'da da durum genel farklı olmamalıdır. Bilmem ne kadar
turistin Antalya Havaalanı'ndan çıkıp otellere yerleştirilmesi ve orada
sözde turizm faaliyetleri içinde yer alması, rakamlarla turizm konuşmanın
getirdiği sonuçlardan sadece birisidir.
Antalya'da Doğan grubuna bağlı olarak faaliyet gösteren Dergi Pazarlama
Planlama Ticaret A.Ş.'den (DPP) sevgili dostum uzman Mehmet Güngör'le
yaptığımız sohbet sırasında otellere bu şekilde yerleştirilen ve rakamlara
odaklanarak turistlerin nasıl zaman geçirdikleri üzerine konuşuyoruz. Bu
otellere gelen turistlerin kalitesi ortada hepimizin bildiği gibi. Ancak
DPP sayesinde ülkemize gelen turistler kendilerini biraz daha evlerinde
hissediyorlar. Günlük olarak Avrupa ve Rusya'da yayınlanan önemli gazete
ve yayınlar aynı gün Türkiye'ye ulaşmakta ve bu şekilde turistlerin kültür
ihtiyaçlarına bir şekilde cevap verilmekte. Örneğin Almanya'nın en önemli
günlük gazetelerinden Bild Nisan-Kasım aylarında Almanya'daki basımının
aynısı olarak Antalya'da aynı anda basımı tamamlanmakta ve ilgililerin
dikkatine sunulmakta. Fethiye'den Alanya'ya kadar olan bölgede
faaliyetleri ile önemli bir yükü üstlenmiş bir durumda DPP grubu ve
çalışanları.
Ülkemize gelen turistlerin konakladıkları veya seyahat ettikleri
bölgelerde ellerine kendi ülkelerine ait yayınların geçmesi turizm adına
önemli bir girişim diye düşünüyorum.
Antalya'ya gelen turist kalitesini rakamlar dışına çıkardığımızda eksik
tarafın kültürel yönünü de görmekteyiz. Deniz, kum ve güneş ile turizmin
doyma noktasına geldiği Antalya'da farklı turist profillerini cezbedecek
alanlar, paylaşımlar ve oluşumlar içine gidilmesi gerekmekte. Örneğin
Almanya'dan ülkemize- özellikle Antalya bölgesine- gelen turistlerin 2006
yılı itibariyle üçüncü sıradan altıncı hatta yedinci sıraya kadar
gerilemesinde sadece ülkemizde yaşanan olumsuzlukların payı yok. Verilen
turistik ürünlerin neler içerdiği, gelen turistin neler beklediği artık
daha çok dikkate alınmak zorunda.
Bu anlamda, yukarıda aktardıklarım sadece basit bir örnek ama uygulanması
zor bir süreç. Yoksa 2007 yılının parlayan yıldızları Kuzey Afrika ve Orta
Amerika ülkeleri ile farklı ürünleri ve kültürü birleştiren, yerel halkın
öneminin farkına vararak turizmi tanımının ötesine götürme çabaları ile
gelecek yıllarda Türk turizmi için kayıp yıllar olmaya devam edebilir.
Antalya özelinde fiyat düşürdükçe daha çok turist getirme dönemi artık
demode olmuştur. Herkes bunun farkında gördüğüm kadarı ile. Ancak sonuç
üretme aşamasında top her zaman başkalarına atılmakta. Artık Antalya'nın
yeni turizm tesislerine ihtiyacı yoktur. İhtiyaç duyulan artık işin
profesyonelliğinin farkına varılmasıdır. Dünya turizminde yeni trendlere
bakarak, yeni stratejiler geliştirmektir. Antalya dünyanın cennet
güzelliklerinden biridir. Bu güzelliğin içinin artık kayıp yıllardan sonra
farklılıkların ortaya çıkarılması ile bir düzelme süreci yaşanabilir.Yoksa
konuşacaklarımız aynı nakarat üzerine devam edecektir.
Güzel Antalya'dan sevgilerle,
NOT: Antalya şehir içindeki özel halk otobüslerine konan reklamlar,
insanların otobüs içinden veya dışından görüş mesafelerini daraltmakta ve
rahatsız bir görüntü vermekte bana göre. Reklamlar alınmalı ancak kullanım
alanları tekrar gözden geçirilmeli ve görüntü kirliliği açısından bir kez
daha değerlendirilmeli. Ayrıca şehir içindeki dolmuşların arkasında yazan
Antalyaspor yazısı birleşik yazılmalı. Büyükşehir olan Antalya'nın
dilbilgisi kurallarına saygı göstermesi de son derece önemli diye
düşünüyorum.
Volkan Altıntaş'ın Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:
|