Avrupa'da SPA Turizminin Gelişimi
Volkan ALTINTAŞ, Junior Fellow
Bonn University
Center for European Integration Studies (ZEI-C)
v.altintas@uni-bonn.de
www.volkanaltintas.com
13.03.2007
Eylül ayında Polonya'nın Lodz şehrinde ATLAS (Association for Tourism and
Leisure Education) konferansının ardından ana temasının sağlık turizmi
olduğunu ve özellikle yeni AB, eski Doğu Bloku ülkelerinin bu alanda önemli
girişimler ve adımlar attığını bundan yaklaşık altı ay önceki yazımda
belirtmiş ve toplantı detaylarını sizlerle paylaşmıştım.
Sevgili dostum Marin Bachvarov (Lodz Üniversitesi), bu organizasyonda
özellikle sağlık turizmi üzerine odaklanmış ve değerli gözlemlerini bize
ulaştırmıştı. Kendisini 2006 yılında kaybettik ancak kendisinin sağlık
turizmi konusunda uzun yıllardır yapmış olduğu çalışmaları takip eden bir
araştırmacı olarak son çalışmasındaki sonuçları sizlere aktarmak istiyorum
bu yazımda.
Orta ve merkez Avrupa'da SPA turizmi tarihi oldukça eski. Kökleri Helenik
ve Roma dönemine kadar dayanan SPA'lar, kuzeyde Baltık denizi ile Karadeniz
arasında kalan bölgede modern turizm hareketleri olarak karşımıza çıkmıştır.
Bölgedeki SPA hareketleri 19.yüzyıl sonları 20.yüzyıl başlarında mineral
kaynakların sağlık amaçlı kullanımı ile başlamıştır. 18. yüzyılda Carlsbad-
şu anda Çek Cumhuriyeti'nde yer almakta- şimdi olduğu gibi o zamanlarda da
büyük ve önemli sağlık merkezlerindendi. Macaristan ve Polonya'da 19.yy
sonlarına hatta 20.yy içinde bile SPA'lar yer almaktaydı.
Balkanlar'da ise iç savaş ve komünist sistem dönemi döneminde, termal
banyolar olarak işlev gösteren oluşumların daha sonraları SPA olarak
gelişimini sürdürmesi ile günümüze kadar geldiği görülmektedir.
SPA'lar Avrupa'daki gelişimini 1. ve 2. Dünya Savaşları arasında
tamamlamıştır. Avrupa'daki SPA gelişiminde misafirlerin elit ve kültürlü
oluşları dikkat çekmekteydi o dönemlerde. SPA'larda ısıtma ve bunun
yanında eğlenme imkanlarının yaratılması ilk planda yer almaktaydı.
Fransa, Almanya, Belçika, İsviçre, İtalya ve Avusturya'da SPA amaçlı
ziyaretçiler göndermekteydi. Kar amaçlı SPA ziyaretleri bu elit grup için
temel rekrasyonel faaliyetlerden biri idi 20.yy ikinci yarılarına kadar.
Kanuni düzenlemelerle birlikte bu süreç gelişmekle birlikte faaliyetler
genellikle özeldi. Tipik olarak adlandırabileceğimiz Avrupa SPA'ları
sadece ısıtma sağlamamakta bunun yanında çok amaçlı rekrasyon imkanlarını
da ortaya koymaktaydı. Çevre ile sosyal rolü üstlenen SPA bölgelerinde
oteller, pansiyonlar, hastaneler, sanatoryum ve diğer boş zaman
üstyapıları yer almaktaydı.
2.Dünya Savaşı'ndan sonra, Batı Almanya'da SPA resortları durgunluk
dönemine girerken Orta ve Doğu Avrupa'da SPA'lar için yeni bir dönem
başlamıştır (özellikle devlet ya da sendikalar tarafından özel
faaliyetlerinde kullanılmak üzere sponsor olunması.)
Tıbbi tedaviler için SPA'ların dar bir çerçevede özelleştirilmesi ile
SPA'lar daha erişilebilir hale gelmiştir. Fiziksel anlamda değişiklik
olarak SPA'ların sendikaların dinlenme mekanlarına ve sanatoryuma
dönüştürülmesi öngörüldü.
SPA'lar insanlar için mineral suları, çevresi ve diğer yerel doğal
kaynak temelleri ile ısınma kompleksleri haline dönmüş oldu.
Bu kısa gelişim son cümlemin devamı ile SPA'lar, benzer gelişmeleri zaman
içinde farklı boyutlarda göstererek günümüze kadar ulaşmış ve hatta
turizmin en önemli ürünlerinden biri haline gelmiştir.
Ülkemizde de özellikle son yıllarda sıkça duymaya başladığımız bu sürecin
ne şekilde işlemesi ya da sürecin devamlılığına fayda sağlamak amacıyla
SPA'ların merkezi sayılan Orta ve Doğu Avrupa'daki durumla ilgili kısa
bir tespit yapmak istedim.
Yaşlanan Avrupa'nın ve dinlenmek bir o kadar da daha sağlıklı olmak isteyen
Avrupalılar açısından önemli bir merkez olma yolunda ülkemiz sağlık turizmi
ve SPA'lar açısından. Bu avantajı olumlu bir şekilde değerlendirebilmek ise
bizlere kalmış. Tabii, bu konuda önce adım atması gereken Bakanlık ve
arkasından özel sektör, tıpkı Avrupa'daki sürecin olumluya dönmesine yol
açan ilk adımlar gibi. Anlaşılır, net ve sürdürülebilir hedeflerle eldeki
kaynakların en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlamak bahsettiğim bu
adımlar.
Volkan Altıntaş'ın Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:
|