Alanya il olmalı


Volkan ALTINTAŞ
Akdeniz Üniversitesi Araştırma Görevlisi
Bonn Üniversitesi Junior Fellow

v.altintas@uni-bonn.de
www.volkanaltintas.com

22.03.2007

Volkan ALTINTAŞ Geçtiğimiz günlerde Alanya'da idim. Kasım ayında Alanya İşletme Fakültesi'nin düzenlediği uluslararası konferansın ardından bu sefer iş amaçlı değil, sadece gezme amaçlı olarak geldiğim Alanya'da bizi mükemmel bir hava karşılıyor. Günübirlik planladığımız bu gezide biraz daha ilçeyi yakından görmek istiyorum.

Şehirde bir hareketlilik olduğu gözlerden kaçmıyor. Hemen hemen her otelde sezon hazırlıkları devam etmekte. Bu arada, yeni açılacak oteller ilçenin girişinde dikkatleri çekmekte. İlçenin şehirlerarası garajından şehir içine doğru yürüdüğümüzde sabahın ilk saatleri olmasına rağmen şehrin değişik yerlerinde birçok turist görmek mümkün. Açıkçası yerel halktan daha fazla turisti sabahın bu ilk saatlerinde yürüyüş yaparken yakalıyoruz. Esnaf güleryüzle bizi karşılıyor. Kasım ayında tanıştığımız bazı esnaf arkadaşların yüzünde bu defa 2007 sezonun olumlu geçeceğine ilişkin umut dolu ifadeleri anlamak çok kolay. 2006'nın verdiği umutsuzluk baharın gelmesiyle birlikte yerini güzel düşüncelere bırakmış anlaşılan. İlk olarak Turizm Danışma ofisine giriyoruz. Güleryüzlü insanlar burada da bizi mutlu ediyor. Çok hoş bir atmosferle ofiste istediğimiz bilgilere ulaşıyoruz. Yardımsever ve bundan öte işini seven bir grup var burada. Soruyoruz turizm dışında ne yapıyor insanlar burada? diye. Cevap çok basit. "Turizm olmadan Alanya olamaz," diyor Hürriyet Hanım.

Alanya turizmle yatıyor, turizmle kalkıyor kısacası. "Turizme alternatif bu saatten sonra olamaz," deniyor.

İlk durağımız Alanya kalesi. Muhteşem manzarası ile Alanya ayaklarımızın altında. Alanya kalesine konforlu "Mini bus"larla çıkıyoruz. Hem ergonomik hem de modern görünüşlü bu minibüsleri Alanya'nın her yerinde görmek mümkün. Kalede, azımsanmayacak sayıda turist ziyaretinin gerçekleştiğini öğreniyoruz. Burada yerli halk, turistlere satışlar yaparak aile bütçelerine katkı sağlamakta.

Alanya Kalesi'nden bakıldığında kentin ne kadar geniş bir alana yayıldığını görmek mümkün. Yabancı mülk satışında son yıllardaki artışın neden ve sonuçlarını bu görüntü bize daha iyi anlatmakta. Alanya'nın dört bir yanında yabancılara yönelik mülk satışı için faaliyet gösteren danışma ve emlak ofisleri yer almakta. Bu trendin ne kadar devam edeceğini sorduğumuzda, artarak devam edeceği konusunda hemfikir Alanyalı girişimciler.

Bu gelişmenin bir sonucu olarak yaklaşık 8000 yerleşik yabancının yaşadığı Alanya'da, Avrupalıların getirdiği bu olumlu havanın sonuçlarını görebiliyoruz. Antalya kent merkezinde bile göremediğimiz bisiklet yolu gibi ulaşım kolaylıkları var Alanya'da.

Burada çok farklı bir hava var. Ayrıca, Alanya Belediyesi'nin yabancıların sıkıntılarını dikkate alma konusunda oluşumuna destek verdiği "Yabancılar Meclisi" düzenli aralıklarla toplanarak Alanya'da yerli halkın göremediği eksiklikleri görebilmekte ve bu şekilde ilçenin gelişiminde önemli bir rol üstlenmektedir.

Finlandiya, Norveç, Danimarka, Almanya, İsveç ve Hollanda'dan gelenlerin ağırlıklı olarak bu bölgede yerleşik olduğunu hatırlatmakta fayda var. Bu sayı her geçen gün artma eğiliminde. Emekli ve yaşlı Avrupalılar için vazgeçilmez bir merkez Alanya.

Bu arada mülk edinmede yaşanan sıkıntılar yaşayan yabancılar konusunda, mülk ediniminde gerekli olan izin belgesi için İzmir'deki askeri otoritelerden alınacak bu belgenin Antalya bölgesinden alınması konusunda önemli adımlar atılmış durumda. Ayrıca yaşayan yabancıların yaşadığı sağlık sorunları konusunda SSK ile yaşanan problemlerin çözümü konusunda çeşitli girişimlerin başlatıldığı ifade edilmekte yetkililerce. Alanya'nın doğu-batı eksenindeki yaklaşık 50 km.lik alanda dağınık bir şekilde yaşayan yabancıların kendi aralarında örgütlenmiş olduklarını da görüyoruz Alanya'da. Hemen hemen her ülke vatandaşlarının kendi oluşturdukları ve sorunlarını paylaştıkları dernekler mevcut. Bundan sonraki süreçte bu ülke vatandaşlarına sağlanan kolaylıkların ve düzenlemelerin, ülkemize olumlu imajın ortaya konması açısından stratejik bir araç kullanılması aşamasına geçilmelidir kanımca.

Burada bahsetmeden geçemeyeceğim. Konuştuğum birçok insanın ortak görüşü, Alanya'ya açılan fakültenin ilçeye çok farklı hava getirdiği. Oldukça genç bir fakülte olan Alanya İşletme Fakültesi'nin gelecek günlerde mevcut bu potansiyel ile Alanya'ya farklı açılımlar getireceğini ya da getirmesi gerektiği gayet net. Bu sürecin devamında ise kanımca Alanya'nın bir üniversiteye sahip olması ile Alanya'nın geleceği konusunda eksik kaldığına inandığım know-how'ın kullanılması anlamında önemli rol üstlenecektir.

Alanya Antalya ile Mersin arasında yer almakta ve iki şehre de yakın bir yerleşim yeri değil. Alanya'nın bahsetmeye çalıştığım bu potansiyelinin daha etkin kullanılabilmesi için Alanya'ya il statüsünün tanınması gerekir. Birçok ilin ötesinde ülkemize getirdiği turizm geliri ile Alanya'nın baş tacı edilmesi gerekir. Alanya'nın muhakkak ki eksiklikleri ve sıkıntıları var ilk bakışta, ancak bunların üstesinden gelebilecek altyapıya ve sivil toplum desteğine sahip ilçe. Açıkçası, Büyükşehir olan Antalya'nın bir adım önünde bana göre Alanya. Eğer Alanya halkının göstermiş olduğu turizm duyarlılığının devamı devlet tarafından da gösterilirse Alanya özelinde ve bu paralelde Türk turizminin önemli adımlar atacağına inanıyorum.

Alanya'da hava açık, insanların yüzlerinde ise bir umut. 2007 yılı beklentisi ise olumlu. Yetkililerin yapması gereken ise olumlu havanın maksimum düzeyde kalmasını sağlamak, olası krizleri yönetebilme becerisi ile olaylara yön verebilmek olmalı. Tabii ki başarılı olanı ödüllendirmekle bu işe başlamalı, Alanya il olmalı… Bizler ise Alanya'da batan güneş ile yola koyulmalı…

Sevgiyle kalın.


Volkan Altıntaş'ın Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:


Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net