Turizmde Yabancı Dil Kullanımı
Volkan ALTINTAŞ
Akdeniz
Üniversitesi Araştırma Görevlisi
Bonn Üniversitesi Junior Fellow
v.altintas@uni-bonn.de
www.volkanaltintas.com
28.03.2007
Ülkemizde bir yandan yüksek öğrenimle ilgili yaşanan sıkıntılara çözüm
bulunması beklenirken üniversitelerde öğrenimlerini sürdüren yüz binlerce
gencimizin yabancı dil öğrenme ve bu dili kullanma konusundaki çabaları
genellikle üniversite dışında çözülmektedir.
Acaba ülkemizde bir yabancı dil eğitimi nasıl verilmekte?
Bir çok uzmanın yabancı dil öğretimi konusunda olaya bilimsel gerçeklerle
yaklaşımını almak mümkün. Ancak her ne kadar bilimsel gerçekleri de ortaya
koysak acaba sonuç olarak bir yabancı dili konuşacak düzeye gelmiş kaç
üniversiteli ya da üniversite mezunu var ülkemizde. Çevreme baktığımda bu
konuda bana göre sorunun temelinde yatanın öncelikle kendi dilimizle
ilgili yaşadığımız sorunların farkında olmamak yatmakta.
Bizler kendi dilimize ne kadar hakimiz acaba? Bir yabancı dile hakim olmak
ve o dili hayata geçirmekteki ilk adım kendi dilimizi en doğru şekilde
kullanabilmek bana göre.
Özellikle İngilizce'nin dünya üzerindeki hakimiyetinin ardından ülkemizde
de ilk olarak öğrenilmesi gerektiğine inandığımız yabancı dil İngilizce.
Haklı olarak insanlar dünya genelinde hemen hemen her ülkede rahatlıkla
diyalog kurabilecekleri dili kullanmak isteyeceklerdir. Bu da 21.yüzyılda
İngilizce olarak karşımıza çıkmaktadır. Peki, ya diğer diller ülkemizde
ne şekilde öğretilmekte? Daha doğrusu diğer yabancı dillere gereken ilgi
gösteriliyor mu?
İnsanlar yabancı bir dil öğrenirken amaçladıkları hedefler doğrultusunda
bu konuya odaklanmakta. İş hayatı, özel hayat, akademik kullanım, hobi,
farklı kültürler ve insanları tanıma amaçlı olarak dil öğrenilebilir.
Örneğin turizm sektörü gibi bir endüstride yabancı dil vazgeçilmez
öğelerden. Son yıllarda özellikle turizmin kalbi Antalya yabancı dil
öğretimi alanında hızlı bir gelişim göstermekte. Çok sayıda özel dil
kursu açılmakta ve bu kurslar ilgililer açısından farklı seçeneklerle
çeşitli imkanlar sunmakta. Ancak turizm özelinde baktığımızda, genel
olarak üniversitede verilen dil öğretiminin sektörün ihtiyaçlarını tam
olarak karşılamadığı sonucu çıkarılabilir bu gelişim paralelinde.
Geçenlerde sevgili dostum Ayça Yılmaz ile bu konuyu konuşuyorduk. Turizm
sektöründe kimler hangi dilleri talep etmekte ve yabancı dil eğitimi nasıl
verilmekte diye. Talebin daha çok İngilizce, Rusça ve son aylarda
Fransızca ağırlıklı olduğunu ifade ediyor Ayça. Sevgili Ayça da Antalya'da
bir çok özel dil kursu gibi farklılık yaratarak ve dili sevdirerek başarıya
ulaşmayı hedeflemiş kendine. Ancak Ayça diğerlerinden biraz farklı bu
anlamda. Bir çeşit hafıza tekniği ile bir dili en kısa ve en çabuk şekilde
öğrenmeniz mümkün. Örneğin 20 dakikada Rusça Alfabesini öğrenebilir
misiniz? Ben öğrendim. Aradan geçen 10 gün gibi uzun bir sürenin sonunda
bile şu anda bana yapmış oldukları kısa demonun ardından Rus Alfabesi hala
aklımda. Şu anda yolda yürürken ya da havaalanında Rusça kelimeleri
gördüğümde kafamda oluşturmaya bile başladım 20 dakikadan sonra. Sekiz
derste ise bu şekilde 200 kelime öğrenmek mümkün. Hem pratik hem de günlük
hayatın içinde bir dil öğretimi. Sadece Rusça değil İngilizce, Almanca ve
Fransızca'yı da aynı metodlarla öğrenmek çok eğlenceli. Evet, inanması güç
ama bu ve buna benzer dil öğretiminin çok yerinde ve zamanında olduğuna
inanmaktayım. Hem Antalya gibi bir turizm merkezinde gerekli olan dilleri
bu şekilde çok kısa bir sürede turizmde çalışanlara vermekte hem de dili
sevdirmeyi amaçlayan bir tekniğe sahip.
Bu konuda yukarıda bahsettiğim eksikliklerin giderilmesi anlamında çok
önemli bir adım. Kendilerini bu konuda tekrar tebrik etmek istiyorum.
(İlgilenenler için kontak DİLHEM-Ayça Yılmaz-Tel: 0242 3169016.)
Peki, dünya genelinde yabancı dili neden insanlar daha çabuk, daha doğru
öğrenebiliyor? Cevap çok basit. Çünkü dili gerektiğinde bu dilin
konuşulduğu ülkelerde kullanabilme şansları var. Daha doğrusu ucuz ve daha
etkin öğrenme anlamında şansları var. Kolay seyahat edebilme de ayrıca
avantaj sayılabilecek konulardan ama eğer bizler, Türk turizminde bir
yandan hizmet kalitesini, bir yandan da eğitimli işgücünü artırmak
istiyorsak yabancı dilin doğru ve yerinde kullanımı konusunda daha fazla
göstermemiz gerekli. Hizmetin kalitesi de büyük ölçüde çalışanların
iletişimdeki başarısına bağlı olmaktadır. Bir turistin kendini dilini
doğru konuşma çabasında olan insanlarla olan diyalogunun uzun vadede
gerek ilgili işletmeye ve gerekse Türk turizmine olumlu katkılar
sağlayacağı muhakkaktır.
Sevgiyle kalın.
Volkan Altıntaş'ın Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:
|