Almanya'daki Türkiye


Volkan ALTINTAŞ
Akdeniz Üniversitesi Araştırma Görevlisi
Bonn Üniversitesi Junior Fellow

v.altintas@uni-bonn.de
www.volkanaltintas.com

18.04.2007

Volkan ALTINTAŞ Almanya'da, bugünlerde Türkiye daha çok konuşuluyor. Tabii, nasıl konuşulmasın. Bir tarafta önümüzdeki günlerde yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi ve cumhurbaşkanlığı adaylarının kimler olacağı konusundaki merak, bir taraftan Kuzey Irak'ta yaşananlara artık daha fazla kayıtsız kalamayacağını açıklayan bir hükümet, Ankara'da yürüyen yüzbinler ve Alman medyasında son günlerde sıklıkla karşımıza çıkan benzer ifadeler. Hafta sonu Alman gazetelerinin bahsettiği konuların kısa bir özeti yukarıdakiler. Türkiye'de yaşananlardan Türk halkı yanında dış dünyanın da merak ettikleri benzer. Endişeler, sıkıntılar ve yaşanacakların Avrupa'yı da çok yakından etkilemesi muhtemel gelişmelerle medya da yer alması oldukça doğal bir durum.

Son günlerde 2007 turizm sezonumuzun daha iyi geçeceğine ilişkin tespitler yapılmakta. Almanya'daki son rezervasyonlar da bu tezi destekler nitelikte. Özellikle bu hafta sonu Hannover Fuarı'nda partner ülke olarak bu sene Türkiye'nin yer alması ve açılışını Başbakanımız ile Almanya Başbakanı Merkel'in bir arada yaptığı bu fuar bu sene 60. yılını kutluyor. Teknoloji ağırlıklı bu fuar dünyanın sayılı fuarlarından. Geçen sene Hindistan'ın partner ülke olduğu açılışı yakından izleme şansı yakalamıştım. Bu yıl ülkemizin bu büyük fuara partner olması Alman kamuoyunun dikkatini Türkiye'ye daha fazla odaklamasına neden oldu basından takip edebildiğim kadarıyla. Sonuç itibariyle 2007 yılından özellikle Alman pazarından beklenen olumlu gelişmeleri tamamlayıcı bir katılım Hannover fuarında yer almamız.

Almanya'da geçen hafta dikkatimi çeken bir başka durum ise ülkemizin tanıtımı yanında komşularımızın neler yaptığı idi. Türkiye'nin tanıtımı ITB sonrasında tüm Almanya'da devam ederken 2007 yılının ilk günlerindeki tanıtım stratejisinin dışında bir durum olduğunu düşünmekteyim. Artık bilboardların yanında büyük ve kalabalık mekanlarda Türkiye tanıtımı yapılacağı konusunda bilgiler gelmekte. Örneğin gelecek haftalarda Stuttgart Havaalanı'nda Türkiye'nin tanıtımın büyük bir standtla havaalanının kalabalık bölgesinde yapılacağını öğreniyorum. Yine Almanya'nın diğer şehirlerinde de buna benzer tanıtım faaliyetlerinin büyük şehirlerde yapılacağı ifade edilmekte. Ancak burada, neden havaalanı diye düşünmeden edemiyorum. Acaba bu tanıtımın büyük tren istasyonlarında yapılması daha etkili olmaz mıydı? Havaalanlarından zaten seyahate karar vermiş olanlar için geç bir karar olabilir ve çok etkili sonuçlar almak pek mümkün değil gibi. Tren istasyonlarından tanıtım fikrini uygulamaya koyanlar ise bizden önce Yunanistan olmuş. Stuttgart, Köln ve Berlin gibi büyük istasyonlarda oldukça etkili bir tanıtıma imza atmakta Yunanistan. Özellikle Girit ve Rodos'u daha çok ön plana çıkaran tanıtım stratejisini bu sene de sürdürmekte. Küçük çekilişlerle kısa süreli ücretsiz konaklama şansları tanıyarak hem ülkesini tanıtmakta hem de insanları tren istasyonlarından evlerine ya da işlerine giderken tatil yapma konusunda ikna edici olabilmekte. Son derece akıllı bir tanıtım stratejisi bana göre.

Bu arada, Yunanistan'ın Almanya'da kullandığı, tanıtım bilboardlarında kullandığı" Entdecke deine Sinne" (Hislerini Keşfet) şeklindeki ifadesi ile AB'nin yeni üye ülkesi komşumuz Bulgaristan'ın " Genieße mit allen Sinnen" (Tüm hislerinizin tadını çıkarın) şeklindeki tanıtımının birbirine benzer ifadeler olması dikkatimi çeken bir diğer durum. Kimim kimden etkilendiğini söylemek ise hayli zor. Anlaşılan Bulgaristan da uzun vadede turizmde daha fazla söz sahibi olmak istiyor. Bunu tüm Almanya genelindeki tanıtımları ile görmek mümkün. Bu arada ülkemizin "Ein Tolles Gefühl" ( Harika bir duygu) şeklindeki tanıtımı ise diğer iki ülke tanıtımına göre bana göre daha az yaratıcı. Öncelikle duygularının farkına varmak ve daha sonra bu duygunun harika olduğuna karar vermek daha akıllıca olurdu ama bizden önceden bunu düşüneler olmuş gördüğünüz gibi.

Türkiye tanıtımı konusunda daha önceki yazılarımla sıklıkla belirttiğim gibi öncelikle yapılması gereken özellikle Avrupa'daki imajımız konusunda çok etkili ve kararlı bir tanıtım atağı yapılmalı. Avrupa ve dünyanın diğer bölgelerinde tanınmış ve ünlü birçok akademisyen, yazar, sporcu ve politikacılardan bu anlamda daha fazla yaralanılmalı ki yapılacak tanıtımın yanında akıllardaki Türkiye imajının yerini gerçek Türkiye imajı alsın.

Kısacası Nisan ayının ortasında Almanya'da 30 dereceye yaklaşan hiç alışılmadık hava sıcaklığı ile ülkemizin sıcak konuları bir arada, bu aralar Almanya'da. Daha da sıcak günler ise bizi bekliyor aslında. Krizlerden uzak bir Türkiye hepimizin isteği. 2007 yılı turizm sezonun açıldığı bugünlerde Türkiye'nin güzel bir sezon geçirmemesi için sebep yok. Gereksiz kriz ortamları yaratmadan ülkemizin güzelliklerini tanıtmaya devam edelim ve sonucu hep beraber bekleyelim.

Güzel günlere…


Volkan Altıntaş'ın Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:


Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net