Fas Turizm Gelişim Stratejisi - 2010 Vizyonu
Volkan ALTINTAŞ
Akdeniz
Üniversitesi Araştırma Görevlisi
Bonn Üniversitesi Junior Fellow
v.altintas@uni-bonn.de
www.volkanaltintas.com
05.06.2007
Kuzey Afrika'nın önemli turizm destinasyonlarından Fas son yıllarda önemli
adımlar atmakta. Özellikle kültür turizmini ön plana çıkarmaya çalışan ve
bunun için, ülke çapında yeni turizm bölgelerinin açılması konusunda
son derece kararlı adımlar atılmakta.
Krallığa bağlı olarak çalışan
Turizm Bakanlığı'ndan sevgili dostum Brahim Omuanne(yerel politikalar ve
yatırımdan sorumlu) ile geçen sene İspanya'daki görüşmemizde Fas turizmine
olan ilgim geçenlerde yaptığımız telefon görüşmesinin ardından Fas'ın
turizm alanında atacağı adımları duyunca bir kat daha arttı.
Fas dünya turizminde yükselen bir değer olduğunun farkında. Bu nedenle
kısa vadeli hedefleri arasında ülkeyi turizm alanında yerel halkın daha
çok içinde olacağı projelerle tanıştırmak yer almakta.
Brahim bu konuda önemli projelere imza atıyor ve paylaşımlarını şu şekilde
dile getiriyor:
"Fas Afrika, Oryantal dünya ve Avrupa'nın kesiştiği bir bölge, dahası üç
kıtayı kucaklayan bir duruşu var. Fas son yıllarda sadece doğal
güzelliklerinin farkına varmakla kalmadı, aynı zamanda tarihi ve kültürel
değerlerini de dünyaya açmaya başladı. Farklı kültürler, el sanatları ve
mutfağımızla başladık bu farklılığımızı dünyaya anlatmaya. Turizmde
çeşitlenmeye gitmeden turizmi sadece deniz turizmi ile sınırlandırmak
oldukça yanlış. Kültürel turizm, dağ ve spor turizmi, iş turizmi
odaklandığımız yeni turizm türleri olacak. Fas turizminde 2001 yılı önemli
bir yıldı. Kral VI. Muhammed'in himayelerinde 10 Ocak 2001 tarihinde
Marakeş'te Fas'ın yeni turizm planı kabul edilerek sürdürülebilir turizm
konusunda uzun soluklu bir strateji benimsendi. Aynı yılın 29 Ekim
tarihinde ise tüm turizm paydaşlarının görüşleri alınarak "2010 Vizyonu"
uygulamaya kondu. Burada ilk hedeflenen kamu-özel sektör işbirliğinin uzun
vadeli sonuçlar getirecek şekilde desteklenmesi ve kuramlar yanında pratik
uygulamalara geçişi kolaylaştırıcı önlemlerin alınmasıydı. 2010 yılı
vizyonunda hedeflenenleri ise Brahim şu şekilde özetlemeye devam ediyor:
- 2005 yılında 5,5 milyon olan turist sayısının(iç ve dış turizme katılanlar) 2010 yılında 7 milyonu yabancı olmak üzere 10 milyona ulaşması,
- 160.000 yatak kapasitesine ulaşmak(130.000 deniz turizmine yönelik olma üzere kalan 30.000'i diğer kültürel destinasyonlar için kullanılacak),
- 9 milyar Euro'luk yatırım,
- 600.000 yeni istihdamın yaratılması,
- Turizmin gayrisafi milli hasılaya katkısının% 8,5 olması hedeflenenler arasında.
Ayrıca "Azur Planı" ile altı yeni bölgenin kıyı turizmine açılması da hedeflenenler arasında. Lixus, Mazagan, Mogador, Taghazout, Plage Blanche ve Saidia Raslma bölgelerinde toplam 4,6 milyar Euro'luk yatırımla 109.500 yataklık bir kapasiteye ulaşma konusunda adımlar atılmakta. "Azur Planı" ile Bölgesel Kalkınma Planı uygulamaya konmakta ve her bir bölgenin hareket planı altı açıdan değerlendirilmekte. Ürün, hava taşımacılığı, pazarlama, iletişim, turist çevresi ve kurumsal sistemle bölgeler tek tek değerlendirmeye alınmakta. Bu plan ışığında gelecek üç yıl içinde uygulamaya konan tedbirler ve teşviklerle örneğin turist sayısında Marakeş'te % 26, Fas'ta %47 ve Ağadır'da %19'luk artış beklenmekte"
Brahim'in bana ilettiği diğer belgelerde dikkat çeken bir unsur da Fas'ın turizm alanında insan gücüne olan gereksinimi. Fas'ta turizm alanında öğrenim gören kayıtlı öğrenci sayısında 2000-2003 yılları arasında önemli bir hareketlenme olmakla birlikte bunun yeterli olmadığı görülmekte. 2010 yılına ait ortaya konan Vizyon paralelinde nitelikli işgücünün turizm sektöründe yer alması turizmin sürdürülebilirliği açısından son derece önemli.
Fas'ta bugünlerde hareketli günler yaşanıyor. Bundan önceki yazılarımda da zaman zaman dile getirmeye çalıştığım dünya turizmin gelecek on yıllık trendinde Akdeniz çanağı ülkeleri önemli bir yer tutacak. Bu ülkelerden birinin de Fas olacağı ortada. Ancak burada benim dikkatimi çeken, Fas'ın 2010 yılını planlamaya 2001 yılında başlaması, yerel halkı bu anlamda dikkat alan politikalar oluşturması, turizmin sosyal bir olgu olduğunu anlayan bir hareket planı çizerek turizmin ekonomik öneminin farkına vararak çalışmalarını sürdürmesi. Krallıkla yönetilen Müslüman bir ülkenin turizmle ilgili düşünceleri gayet net. 2010 yılı ise ulaşılabilir bir hedef. Bizlerin ise 2007 yılının Mart ayına geldiğimizde oluşturduğumuz, belki bundan sonra gelecek hükümetle rafa bile kalkabilecek bir turizm vizyonu ve hareket planı var. Var olmasına var ama sonuçları yakından izlemeye devam edeceğiz bakalım neler olacak. Yerel halkın tam olarak yer almadığı hiçbir projenin uzun vadeli olmayacağından hareketle bir kez daha turizmin asıl olması gereken öğelerini unutmayalım. 2008 yılında Fas Krallığı'nın daveti ile oluşturdukları planı tartışmaya yönelik bir toplantıya davet almış bulunuyorum. Bakalım Fas neler yapmış olacak ve ülkemizdeki planın ne kadarı uygulamada kalacak yeni hükümetle bunu da göreceğiz. Gelecek günlerde hem ülkemizdeki gelişmeleri hem de dünyanın çeşitli bölgelerindeki turizm politika ve planlarını sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
Sevgilerle
Volkan Altıntaş'ın Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:
|