Avrupa Birliği Yapısal Fonları ve Türk Turizmi


Volkan ALTINTAŞ
Akdeniz Üniversitesi Araştırma Görevlisi
Bonn Üniversitesi Junior Fellow

v.altintas@uni-bonn.de
www.volkanaltintas.com

12.07.2007

Volkan ALTINTAŞ Bugünlerde seçimle kalkıp seçimle kalkıyoruz. Hazırlıksız yakalandığımız bu erken seçimde herkesin üzerinde anlaştığı bir nokta var ki heyecanı ve temposu düşük bir ortamda seçim sürecini yaşamamız olmamız. Yaklaşık bir hafta sonra ise bu seçim sürecinin yerini daha başka bir süreç alacak. Yeni oluşacak meclis ve muhtemel hükümet senaryoları ile arkasından yeni seçilmesi beklenen Cumhurbaşkanı tartışmaları. Tüm bu gelişmelerin sonuçlarını çok kısa bir zaman içinde göreceğiz.

Politika hayatımızın her alanında. Tarımda, eğitimde, sanayide, ulaşımda, turizmde. Kısacası yaşam kalitesinin hızını ve yönünü belirleyen en önemli unsurların temelinde siyaset var. Turizm sektörü ise doğal olarak siyaset tartışmalarına sıklıkla konu olmakta. Her partinin turizm ile ilgili dar ya da kapsamlı programları var gibi gözükse de gündemimizden düşen Avrupa Birliği içindeki gelişmelerden uzak bir perspektifte turizm sektörü değerlendirilmekte. Bu tutum ise Türk turizmi adına gözden kaçan bazı fırsatlar demek.

Hepimizin bildiği gibi 3 Ekim 2005 tarihinde AB ve Türkiye arasında başlayan müzakereler oldukça sıkıntılı bir şekilde ilerlemekte. İlerlemekte diyorum her ne olursa olsun ,çünkü bu süreçte politik baskılar, değişen devlet adamlarının açıklamalarıyla yeni bir yön bulan AB, gelecekte genişlemeye kapalı bir izlenim veren kara Avrupası ve Türkiye'nin AB üyeliğine karşı yükselen her türlü sese rağmen, Haziran ayı sonu itibariyle AB, Türkiye'nin iki yeni başlıkta daha müzakereler devam etmesi yönünde görüş bildirdi. Tabiki bu rakam daha fazla olabilirdi. Tartışma konularından birisi olan Hırvatistan'ın Türkiye ile müzakerelere başladıktan sonra aldığı yol dikkate alındığında Türkiye sınıfta kalmış bir izlenim vermekte. Ancak Hırvatistan 5 milyon nüfuslu bir ülke ve şartları ülkemizden çok daha farklı değerlendirilmesi gerekli. Hırvatistan AB ile müzakerelere devam ederken bir yandan da Avrupa Birliği'nin Bölgesel Kalkınma Politikası üzerinden turizm alanına önemli yatırımlar yapmakta. Son iki yıldır Hırvat turizmindeki gelişim AB süreci paraleli ile aynı hızla devam etmekte. 2007-2013 yılları arasında Avrupa Komisyonu tarafından Yapısal Fonlar için 308 milyar Euro kaynak ayrılmıştır. Bütçenin kullanımına yönelik olarak hedefler, GSMH'sı AB ortalamasının % 75'inin altında olan bölgelerin gelir düzeylerinin birbirine yaklaştırılması, gelir düzeyi yüksek bölgelerde rekabetçiliğin ve sınırötesi bölgeler arası işbirliğinin geliştirilmesidir. Bütçenin eski ve yeni ülkeler arasında eşit oranda paylaştırılması planlanmaktadır. Bu açıdan Hırvatistan bölgesel kalkınma açısından lokomotif sektör olan turizm alanında önümüzdeki beş yıl içerisinde mevcut yatırımlarını 1,5 katına çıkarmayı planlamakta bu fonlarla.

Peki ülkemiz bu gelişmelerden nasıl faydalanmakta? Yapısal Fonların kullanım makroekonomik kapasitesi, üye ülkenin kapasitesine göre GSMH'nin yüzde 4'üne kadar ulaşabilmektedir. Turkiye için bu oran üyeliğin gerçekleşmesi beklenen tarih olan 2014 (!)yılında ortalama bir GSMH artışı öngörüsüyle 15 ile 17 milyar Euro/yıl düzeyindedir.

Yapısal fonlar ağırlık olarak üye ülkelerin kullanımına açılmaktadır. Aday ülkeler ise üyelik öncesi yardımlar kapsamında Yapısal Fonlara yönelik kapasite geliştirme desteği almaktadır. Bunun yanısıra katılım paylarını ödeme şartıyla sınırlı olarak Topluluk Girişimleri'ne katılabilmektedirler. Programda belirlenen öncelik alanları tarım ve kırsal kalkınma, KOBİ'ler, turizm ve çevre, sosyal gelişme ve kapasite geliştirmedir.

Ülkemizde Bölgesel Kalkınma Programları Devlet Planlama Teşkilatı koordinasyonunda yürütülmektedir. Temel amaç, yenilikçi bölgesel politika ve planlama yaklaşımlarını uygulamaya yönelik olarak bölgede kapasite oluşturmak üzere ve bölgenin sürdürülebilir kalkınması için yenilikçi bölgesel yaklaşımlara örnek oluşturmaktır. Bu anlamda özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da mevcut turizm alanlarının yerel halkla turizme açılması ve çevre bilincini de yaratarak sürdürülebilirlik kazandırma anlamında Avrupa Birliği'nin bölgesel kalkınma yönelik yapısal fonlarından faydalanmaktayız. Ancak Türkiye'ye adaylık sürecinde verilmesi planlanan yaklaşık 8 milyar € düzeyindeki mali yardım önceki dönemde 10 aday ülkeye verilmiş olan desteğin çok altında kalmaktadır. Bu anlamda politikacılarımız ülke içinde olumlu sonuçlar doğurabilecek bu fonların etkin ve verimli kullanımının sağlanması konusunda atacakları adımlar yanında ,AB içinde bugüne kadar politik arenada gösterdikleri kararlı tutumu(!) keşke bu fonların artırılması konusunda da gösterebilselerdi.Bence gerçek müzakere gücü burada yatmaktaydı. Maalesef 2013'e kadar süreç şekillenmiş durumda. Tarama sürecini başarıyla tamamlamış olan ülkemizdeki turizm sektörü bu anlamda daha fazla ödüllendirilmeyi hak etmiyor mu?

Evet, bir taraftan olanca hızla tam üyeliğe doğru ilerleyen Hırvatistan'ın aynı hızla yapısal fonları etkin kullanması, diğer taraftan gerek AB içinde gerekse dışında müzakere sürecini yavaşlatmaya yönelik tutumla karşılaşan Türkiye'nin düşük düzeyde bu fonlardan faydalanmak zorunda olması ama sonuçlarının özellikle turizm gibi hizmet sektörlerinde bölgesel kalkınmayı hızlandırıcı etki yaratması tartışılır bir durumdur. Sonuç olumlu olmakla birlikte yetersizdir. Ülkemiz siyasetçilerinden beklentim ise AB'nin yapısal fonlarına Türkiye'nin kendi fonlarını eklemesiyle ulaşmamız gereken noktadır.Yetersiz ise bu fonlar ülke dinamikleri ile sürece hız kazandırılmalıdır. Aksi takdirde bir yandan turizmde başarıdan bahsederken bizler, diğer taraftan AB'nin tüm desteğini arkasına almış bir Hırvatistan ile çok kısa bir süre sonra AB müzakere liginin turizm alanında farklı şeyleri konuşuyor olabiliriz. Tarama sürecini başarıyla tamamlamış olan ülkemizdeki turizm sektörü sizce daha fazla ödüllendirilmeyi hak etmiyor mu?


Volkan Altıntaş'ın Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:


Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net