Yandım Adanalı!..
Volkan ALTINTAŞ
Akdeniz
Üniversitesi Araştırma Görevlisi
Bonn Üniversitesi Junior Fellow
v.altintas@uni-bonn.de
www.volkanaltintas.com
26.07.2007
Akdeniz Bölgesi'nin bereket ovası Çukurova'dan selamlar…
Kültürler beşiği Adana…
Cumhuriyet mücadelesinin önemli kalesi Adana. …
Beyaz altının kalbi Adana…
Akdeniz Bölgesinin belki de gözden kaçan güzelliği Adana…
Seyhan ve Ceyhan ile hayat bulan üç milyonluk büyük bir şehir Adana.
Taşköprüsü, Ulu camisi, Bebekli Kilisesi, Saat Kulesi, Çarşı ve Irmak
hamamı ile adeta kültürler resitali sunmakta şehir.
Bizanslılardan Selçuklulara uzanan ve bağrında farklı bir çok kültürü
barındıran Adana'yı, yakından bakınca daha iyi anlayabiliyoruz.
Ramazanoğulları ve Osmanlıların bıraktığı kültürel varlıklar Adana ve
çevresine hayat vermekte.
Mustafa Kemal Atatürk'ün 15 Mart 1923'te söylediği şu sözler ise Adana'nın
cumhuriyet mücadelesi öncesi ve sonrası açısından ne kadar önemli olduğunu
bir kez daha belirtmekte:
"Bende bu vekayiin ilk hiss-i teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana'da vücut bulmuştur."
43 derece sıcaklıkta Adana'da gezerken gördüklerimiz ise beklentilerimizin
dışında, farklı bir Adana'yla karşılaşmamıza neden oluyor. Şehrin uzun
zamandır bitmeyen alt ve üst yapı problemleri halkı olumsuz etkilemişe
benziyor. Raylı sistem inşaatının devam ediyor gibi görünmesi ancak
istenilen ilerlemenin gerçekleşmemesi modern Adana ile karşılaşmamızı
geciktiriyor. Kent merkezinde yer alan Adana İl Kültür ve Turizm
Müdürlüğü'nün Turizm Danışma ofisi gündüz saatinde kapalı. İstediğimiz
bilgilere ulaşamadan yalnız başımıza şehri keşfetmeye çalışıyoruz. Halk bu
anlamda bize yardımcı olmaya çalışmakta. İlk durağımız saat kulesi. Ancak
ne saat kulesi çevresinde ne de yakınlarında tanıtıcı Türkçe ya da yabancı
dilde bir bilgi aktarımı yok. Aynı şekilde Sabancı Camii olarak bilinen
Ortadoğu'nun en büyük camisi olarak adlandırılan muazzam büyüklükteki
Merkez camide de hiçbir açıklama yok. Şehir merkezinde trafik ışıkları
hiçbir anlam ifade etmemekte. Yayalar yeşil ışıkta dahi karşıdan karşıya
geçmekte zorlanmakta. Tarihi Taşköprü'ye ulaşmak ise inşaat çalışmaları
nedeniyle bir hayli güç. Şehir merkezindeki parklar pislik içinde. Tüm bu
gözlemler ve paylaşımlar tabii ki Adana'nın genelini kapsamamakta ancak
gezilip görülmesi gereken -yerli ve yabancı turistlerin uğrak yerleri-
bölgelerin belediye ve valilikçe tekrar gözden geçirilmesi gerekli diye
düşünüyorum. Türkiye'nin dördüncü büyük şehri olarak ilan edilen bir
büyükşehir belediyesinin bu ayrıntılarda daha dikkatli olması gerekir.
Adana ve çevresine gelen turist sayısı yıldan yıla artış göstermekte.
Ancak bölgeyi iyi bilen bir rehber arkadaştan edindiğim bilgiye göre bilgi
akışında yaşanan sıkıntılar, düzensiz trafik ve eksik yönlendirme levhaları
turistleri zor durumda bırakmakta. Bu nedenle gelen turistler Adana merkez
yerine Tarsus-Hatay bölgesini tercih etmekteler.
Son olarak Sayın Başbakan'ın seçim öncesi Adana'ya uğrayıp adana kebap
yediği bir kebapçıdayız. Şalgamımızı içip adana kebabımızı yerken onlara
yukarıda aktardığım düşüncelerimi iletiyorum. Aldığım cevap ise daha güzel
günlerin Adana için geleceğine olan inanç. Sayın Başbakan'ın daha güzel
Adana için verdiği sözler umarım gerçek olur. Bizlerin beklentisi ise artık
hava ve kara ulaşımının bu kadar kolaylaştığı bir dönemde yerli ve yabancı
turistleri Akdeniz'in Doğusuna da çekmek olmalıdır. Özellikle kültür
turizmine öncülük edebilecek olan Çukurova'nın bu potansiyelinin daha fazla
değerlendirilmesi olmalıdır. Adana'dan havalanıp Antalya'ya dönerken
"Toroslarla bütünleşmiş bir doğa ve bu doğanın şahit olduğu tüm
uygarlıkların da beklentisi bu olurdu," diye düşünüyorum…
Sevgilerle
www.volkanaltintas.com
Volkan Altıntaş'ın Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:
|