Türkiye Tanıtımına İlişkin Notlar


Volkan ALTINTAŞ
Akdeniz Üniversitesi Araştırma Görevlisi
Bonn Üniversitesi Junior Fellow

v.altintas@uni-bonn.de
www.volkanaltintas.com

19.09.2007

Volkan ALTINTAŞ Kültür ve Turizm Bakanlığı, yeni bakanına sunulmak üzere çeşitli brifinglerle 2007 yılına ilişkin yapılanlar ve geleceğe yönelik perspektiflere yönelik raporlar hazırlamakta.

Bu yazımda Türk turizminin tanıtımına yönelik stratejiler, beklentiler ve somut rakamlarla ulaşılan / ulaşılması beklenen hedefleri Bakanlık belgelerine dayandırarak paylaşmak istiyorum.

2006 yılında uluslararası turist hareketinin bir önceki yıla göre %4,9 artışla 842 milyona ulaştığı, 2020 tahmini olarak (Dünya Turizm Örgütü'ne göre) uluslararası turist sayısının 1,56 milyar kişi ve uluslararası turizm gelirlerinin 2 Trilyon $'a ulaşması öngörülürken Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu öngörüler paralelinde dünya genelinde en çok yurtdışı temsilciliği olan ülke olması dikkate değer bir gelişme diye düşünmekteyim.

Dünya genelinde toplam 40 yurtdışı ofisi ile İspanya, Yunanistan, Fransa ve İsviçre'den daha aktif bir görüntü çizmekte. Yakın zamanda açılması düşünülen Riyad, Sofya, Yeni Delhi ve İslamabad büroları ile de bu ağın genişletilmesi hedeflenmekte. Hayli yerinde ve yükselen pazarlara yönelik zamanında bir girişim.

Yurtdışı tanıtım faaliyetleri açısından harcanan bütçe rakamlarında 2007 yılında (3 Eylül itibariyle) Türkiye en çok harcamayı Almanya'ya yaparken bunu sırasıyla İngiltere, Rusya ve ABD izlemekte. Türk cumhuriyetleri ve Çin'e harcanan bütçenin önceeki yıllara nazaran daha fazla olduğu dikkatlerden kaçmamakta.

2005 yılında 18,2 milyar $ olan turizm gelirlerinin 2006 yılında 16,9 milyar $'a düşmesine rağmen, 2008-2017 yıllarında Türkiye seyahat ve turizm hareketlerinin yıllık % 4,5 büyüme oranı ile yine yıllık büyüme oranı %3,4 olan Avrupa büyüme oranının üzerinde artış göstereceğine ilişkin öngörüler(Dünya Turizm Örgütü'ne göre), turizm gelirlerinde gelecek yıllarda önemli değişiklikler olacağının sinyali olarak algılanmalıdır. Özellikle 2007 yılının ilk yedi aylık döneminde Rusya'dan gelen turist sayısındaki yaklaşık % 30'luk artış, gelecek yıllarda bu pazardaki artışın devamı konusunda bizlere ipuçları vermektedir.

Almanya'dan Çin'e, Fransa'dan Birleşik Arap Emirlikleri'ne kadar farklı sloganlarla yola çıkan Bakanlık, pazar farklılaşmalarına bağlı olarak bu stratejinin olumlu sonuçlar getirdiğine inanmakta. Örneğin Almanya'da Türkçesi " Öyle bir duygu ki" şeklinde Türkiye'yi tanıtma yoluna giderken Çin'de " Türkiye'yi Keşfet", İsrail'de " Türkiye her zaman yeni" şeklinde sloganlarla turistleri çekme yoluna gidilmiş.

Bakanlık'ta 2007 yılına bakış bu şekildeyken 2008 yılı reklam kampanyasının genel stratejileri de belirlenmiş durumda. Bakanlık mevcut " Genel Türkiye" ve "İstanbul" filmleri yanında, Doğu-Güneydoğu Anadolu, Kapadokya, Ege Kıyıları, Bodrum-Marmaris-Fethiye, Antalya, Termal Sağlık şeklinde oluşturulacak beş ayrı destinasyon filmiyle ülkemizi tanıtmak istiyor. Açık hava kampanyalarında klasik açık hava reklamları dışında çeşitlilik ve farklılığın ortaya konmasını da amaçlayan Bakanlık, inanç turizminin ayrı bir kampanya olarak ele alınması üç büyük din ve 13 uygarlık öğesini vurgulamak istiyor. Eko turizme yönelik kampanya hazırlanması ve fuarlara Turist Rehberleri Birliği'nin işbirliğiyle profesyonel rehberlerin katılımının sağlanması da hedeflenmekte. İngiltere, İtalya ve İspanya futbol liglerindeki önemli karşılaşmalarda saha içi reklam verilmesi de 2008 hedefleri içinde. Bu ifadelerin toplam bütçe tahmini ise 120 Milyon $ olarak hedeflenmekte.

Bakanlık yeni dönemde hedeflerini gözden geçirirken geçtiğimiz yıllara göre daha uzun vadeli ve akılcı tanıtım faaliyetlerine imza atacağa benziyor. 2007 turizm sezonunda yaşanan olumlu gelişmelerin sektöre verdiği motivasyonla Bakanlığın uyumlu çalışmasının sonucu olarak, özellikle 2010 yılından itibaren Türk turizminin yepyeni bir döneme gireceğini söylemek yanlış olmayacaktır. Önümüzdeki önemli hedeflerden biri de 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilen İstanbul'un başarıyla bu süreci tamamlaması ve artık tam olarak bir dünya şehri olarak kendini ispatlaması gereğidir. Bundan sonraki yazımda yine Bakanlık politikalarıyla İstanbul özelinde değerlendirmelerle, Avrupa ve dünya genelindeki kent turizmine ilişkin somut karşılaştırmalar yapacağım.

Güzel günlere

Volkan Altıntaş'ın Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:


Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net