2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul
Volkan ALTINTAŞ
Akdeniz
Üniversitesi Araştırma Görevlisi
Bonn Üniversitesi Junior Fellow
v.altintas@uni-bonn.de
www.volkanaltintas.com
28.09.2007
Bundan önceki yazımda Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Türkiye tanıtımına
ilişkin 2007 yılı için yaptıklarını ve 2008 öngörülerini aktarmıştım.
Bakanlığın üzerinde ısrarla durduğu diğer bir konu da 2010 Avrupa Kültür
Başkenti İstanbul'un daha etkin tanıtımı. "Kıtaların Aşkı İstanbul"
başlığı ile Tanıtma Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan İstanbul
dosyasında İstanbul ve dünya metropolleri mercek altına alınıyor.
İstanbul ülkemize gelen her dört turistten birinin ziyaret ettiği bir
şehir. 2004 yılından günümüze kadar olan istatistikler de bunu doğrular
nitelikte. 2004 yılında Antalya'nın gelen turistler bazında ortalaması
%34,5 iken 2006 sonu itibariyle bu rakam %30,3'e düşmüştür. İstanbul'u
tercih eden turistlerin oranı ise 2004 yılında %19,8 iken 2006 yılında bu
rakamın %27'ye çıktığı görülmektedir. İstanbul için artan bir trendin orta
vadede devam etmesi öngörülmekte. Ayrıca Birleşmiş Milletler Dünya Turizm
Örgütü'nün 2007 barometresine göre İstanbul doluluk oranında %10'luk
değişimle Avrupa ortalamasının üzerine çıkmış görünüyor. İstanbul, Londra,
Paris, Amsterdam ve Madrid'in ardından 2007 yılında en yüksek doluluk
oranına sahip şehirlerinden biri olmaya adaydır.
Peki 2010 Avrupa Kültür Başkenti olan İstanbul'da konaklama tesislerinin
sayısı ve niteliği ne şekildedir? İstanbul'da bakanlık ve belediye belgeli
olmak üzere toplam 1058 tesis yer almakta ve 54.529 oda sayısı ile 111.987
yatak arzını oluşturmakta. Bu rakamlar ise yıllık ortalama 11 milyon
gecelemeye karşılık gelmektedir. Bu rakam Londra'da yıllık ortalama
geceleme olarak 26,2 milyon; Paris'te 33,6 milyon olarak görülmektedir.
İstanbul'a verilen önemin temelinde, dünyadaki eğilimin şehir turizmine
doğru yönelmesi ve bunun gereklerinin yerine getirilmesi konusunda
kararlılığın Bakanlık belgelerinde göze çarpması yatmaktadır. Şehir
turizminin en yoğun yaşandığı coğrafya Avrupa'dadır. IPK International
tarafından hazırlanan 2004 yılı Dünya Seyahat Monitorü'ne göre Batı Avrupa
'ya yönelik ziyaretlerin %33'ü şehir turizmi amaçlı olarak gerçekleşmektedir.
İstanbul ise şehir turizminde en çok tercih edilen 10 destinasyon arasında
yer almamaktadır. Paris, Londra, Roma, Viyana, Amsterdam, Venedik, Prag,
Münih, Brüksel, Berlin, Barselona gibi şehirler şehir turizminin
lokomotiflerindendir. Bunun yanında Travel& Leisure dergisinin 2007 yılı
En İyi Ödüllerinde İstanbul Avrupa'nın 3., Dünyanın ise en iyi 8.şehri
seçilerek listede yer almıştır. Şehir turizminde dünyada en çok ziyaret
edilen 35 metropol şehir turizminin %54'üne karşılık gelmektedir. Şehir
turizmini seçen turistlerin %42'sinin de yüksek gelir seviyesi grubunda
yer aldığı görülmektedir.
1985 yılından bugüne kadar Avrupa Kültür Başkenti seçilen kentler arasında
olamayışımızı sorgulamak yerine, ele geçen 2010 yılı fırsatının yukarıda
aktardıklarım itibariyle değerlendirilmesi önemli. Kültür başkenti olan
şehirlerin aynı yıl ziyaretçi sayısında %50'le varan geceleme artış oranı
kaydedildiği önceki örneklerden tescillidir. İstanbul neleri ortaya koyarak
bu pastadan daha çok pay kapmalıdır sorusuna gelirsek. İnanç ve kültür
turizmi, kongre turizmi, kruvaziyer turizmi, sağlık ve spa turizmi,
alışveriş turizmi, gurme turizmi, eğlence turizmi, gençlik ve öğrenci
turizmi şeklinde Bakanlığın 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul için
alternatifleri belirlenmiş durumda.
Son olarak İstanbul'un tanıtımıyla ilgili olarak gerçekleştirilenlere
baktığımızda dünyanın bir çok ülkesinde görsel ve işitsel medyanın etkin
kullanılması konusunda yapılanlar dikkati çekmekte. Özellikle çeşitli
sportif faaliyetlerin en iyi tanıtım fırsatı olduğunu düşünen Bakanlık
bütçesinde önemli bir payı bu alana kaydırmış görünüyor.
İstanbul için yapılacaklar bana göre daha çok. Bakanlık bu konuda etkin ve
verimli sonuçlar alınması konusunda faaliyetlerini planlamış ve 2010 yılını
değerlendirme konusunda kararlı. Şehir turizminde önemli bir adım atmak
için çok uygun bir fırsatın yakalandığı bu süreçte İstanbul'u daha fazla
dikkate almak Türkiye'yi dikkate almak olacaktır. Napolyon 'un " Dünya'da
tek bir ülke olsaydı İstanbul başkent olurdu," sözünden hareketle İstanbul
bizim göz bebeğimiz ve biz de ona her zaman gereken önemi vermeliyiz.
Güzel günlere
Volkan Altıntaş'ın Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:
|