Rehberlerle AB'yi tartışmak


Volkan ALTINTAŞ
Akdeniz Üniversitesi Araştırma Görevlisi
Bonn Üniversitesi Junior Fellow

v.altintas@uni-bonn.de
www.volkanaltintas.com

16.12.2007

Volkan ALTINTAŞ Bu hafta sonu Antalya Rehberler Odası'nın düzenlemiş olduğu seminerde davetli konuşmacı olarak bulundum. En son 2005 yılında Antalyalı rehber dostlarla bir araya gelmiş onlara Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinde gelinen son nokta paralelinde Avrupa Birliği'nin Turizm Politikalarını anlatmıştım. Bu son toplantıda da bahsettiklerim son gelişmeler ışığında AB-Türkiye ilişkileri idi.

Türk turizminin önemli yüklerini yıllardır sırtlayan önemli turizm paydaşı rehberler. Bir turistin ülkemize ilk adım attığı andan ayrılana kadar yanında olan ve sorulan her sorunun ilk muhatabı rehberler. Türk turizminin bu günlere gelmesinde önemli misyonlar üstlenen rehber dostlarımızı Avrupa Birliği'ndeki gelişmeler ise yakından ilgilendiriyor.

Hizmetlerin Serbest Dolaşımı kapsamında ele alınan rehberlerin önündeki en büyük engel kendilerine ait bir yasalarının olmaması ve uzun yıllardır da bu konuda gelen hükümetlerin verilen sözlere rağmen gerekli adımları atmaması. Ancak son duyumlarımıza göre önümüzdeki aylarda rehber dostlarımıza Bakanlık tarafından güzel haberler verilme yönünde hazırlıklar son aşamada.

Bunları göreceğiz ama özellikle Avrupa Birliği ile yürütülen müzakereler paralelinde rehberlik şartları arasındaki Türk vatandaşı olma durumu ortadan kalktı. Şu anda yürütülen müzakerelerle ilgili olarak hizmetlerin serbest dolaşımı başlığı altındaki chapter askıya alınmış durumda. Bugüne kadar müzakereleri yürüten tüm AB üye ülkelerindeki en hassas konulardan olmuş bir durum bu chapter. Ancak rehberlerin önüne getirilen bu sıkıntıyı aşmak konusunda ilk yapılması gereken mesleğin yasal statüsünün sağlanmasıdır. Umarım ilk olarak bu gelişmeler sağlanır ve chapterın askıdan kaldırılmasından sonra rehberler konusunda girişimler etkin olarak sürdürülür. Ancak şunu hemen belirtmek gerekir ki o da Avrupa Birliği üye ülkelerinin yerel rehber dışında rehber çalıştırılması konusundaki girişimleri bugüne kadar bir çaba vermemiştir. Bu konuda en sert yasalara sahip İtalya dahi baskılara boyun eğmek zorunda kalarak yasalarında değişiklik yapmak suretiyle yabancı rehberlerin İtalya'da çalıştırılması konusunda fazla direniş gösterememiştir. Bu konu tartışmaya açık önemli bir konudur. Özellikle bizim gibi stratejik öneme sahip bir ülkede yabancı rehberlerin örneğin Güneydoğu ya da Doğu Anadolu bölgesindeki turlarda art niyetli hareket etmeyeceğini kim bize garanti edebilir açıkçası bilemiyorum. Bu tartışmalar çok uzun değil 2-3 sene içerisinde günlük hayatta tartışılır olacaktır ancak bugün itibariyle öncelikle meslek yasası ile ilgili gelişme en önemli beklentidir.

Rehberler dostlarla yaklaşık iki saat süren paylaşımımızda bana gelen soruları alt alta sıraladığımda gördüğüm manzara beni pek şaşırtmadı. Ülkemiz genelinde AB'ye olan güvensizlik ve ülkemize çifte standart yapıldığına dair izlenimleri aktaran sorular ve yorumlar oldukça yerindeydi. Avrupa Birliği ile olan ilişkilerde önemli bir noktadayız. Geçtiğimiz Cuma günü AB liderleri taraflarından imzalanan yeni AB anayasası (daha çok reform paketi olarak algılamak daha doğru bir yaklaşım) niteliğinde olan Lizbon Antlaşması'nda Türkiye ile ilgili olarak üyelik ve katılımla ilgili yer verilmemesi bundan önceki gelişmeleri de dikkate alarak yaptıkları yorumlarla turizmin önemli paydaşları rehberler arasında bir huzursuzluk ve şüphe yarattığı bir gerçek. Kıbrıs meselesi, sözde Ermeni soykırımı, 301.madde, gayri müslümlerle ilgili tartışmalar vs.vs. bu konulara zaman zaman cevap vermek zorunda kalan rehberler açısından AB'deki gelişmeleri yakından izlemek ve yorumlar yapmaları son derece önemli.

Avrupa Birliği'ndeki gelişmeleri yakından izlemeye çalışan bir akademisyen olarak bu sürecin Türk halkının algılamalarında son yıllardaki büyük farklılığa neden olmasında yatan temel etken Avrupalı liderlerin iç politika baskılarının dışa vurumudur. Ancak bu baskılar Avrupalı liderlerden de öte Avrupalı halkı Türkiye'den koparmakta ve kopma iki taraflı olarak günden güne daha da derinleşebilecek yaralar bırakabilme ihtimali olan bir yara halini almaktadır.

Müzakereler devam ediyor, süreç işliyor. Halk ise bu süreçten tam olarak habersiz ve basından duyduklarıyla bu süreci anlamaya çalışıyor, yorumlar getiriyor. Politikacılarımızın bu durumu görmezden gelmelerinin tek nedeni olabilir bu da Türk iç politikasının baskıları şeklinde yorumlanabilir. Ancak halkımız aydınlatılmalı, gerçekler ve son gelişmelerin neler olduğu paylaşılmalıdır. Bu durum müzakere sürecini yaşamış olan yeni AB üye ülkelerinde böyle olmuştur. Onların da kızdıkları, olumsuz düşüncelere kapıldıkları zamanlar tabiî ki olmuştur ama bu açık bir politika ile halkın gözü önünde olmuştur. Beklentimiz daha fazla şeffaflık ve paylaşımların sürekliliğidir.

Turizmin kalbi Antalya'da turizmin vitrinini teşkil eden rehberlerin problemleri Türk turizminin temel problemlerinden biri olarak görülmelidir. Bu konuda yapılması gerekenler ise gayet açık ve net. Artık bu konuda verilen sözler yerine getirilmelidir. Aksi takdirde bugün tıkanmış gibi gözüken ama yarın her türlü olumlu-olumsuz gelişmelere açık AB sürecinde turizm bağlamında en büyük sıkıntıyı rehberlerin yaşayacağı olasıdır.

Sevgilerle

Volkan Altıntaş'ın Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:


Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net