Elveda 2007, merhaba 2008
Volkan ALTINTAŞ
Akdeniz
Üniversitesi Araştırma Görevlisi
Bonn Üniversitesi Junior Fellow
v.altintas@uni-bonn.de
www.volkanaltintas.com
26.12.2007
Bir yıl daha tarih oluyor, yaşanan her günün tarih kitaplarına geçtiği
gibi. 2007 yılını birkaç gün sonra bitirip yeni bir yıla uzanıyoruz.
Cumhuriyet tarihinin en önemli yıllarından birini yaşadığımız 2007 yılı,
Türkiye'de ve dünyada önemli gelişmelerin olduğu, farklı bir dönemle
yepyeni bir dönemin başlangıcı gibiydi.
Türk turizmindeki gelişmeler de dikkat çekiciydi ama burada sayılarla ya da
ülkemize gelen turistlerin milliyet dağılımı ile paylaşımda bulunmak yerine,
Türk turizminin içinde bulunduğu psikolojiyi aktarmaya çalışmak daha
yerinde olacaktır.
2006 yılının olumsuzluğundan etkilenen Türk turizmi, tereddüt ve kuşkularla
2007 yılının ilk aylarını yaşadı. Bu süreçte Avrupa başta olmak üzere Türk
turizmcilerin dünyanın bir çok yerinde katıldıkları fuarlar ise yaz
sezonuna ilişkin ilk ipuçlarını vermeye başlamıştı.
İlk izlenimler de zaten 2007 yılının 2006 yılından daha iyi olacağı ama
2005 rakamlarını yakalayıp yakalamayacağı üzerineydi.
Böyle bir süreç içinde Türk turizmi adeta psikolojik bir savaş vermeye
başladı. 2007 yılının bahar ayları yapılan tahminler, turizmcilerin
verdikleri demeçler, Bakanlık yetkililerin ve hatta Kültür ve Turizm
Bakanı'nın rakamları telaffuz ederek konuştuğu bir dönemdi.
Sıcak yaz aylarını takiben Eylül aylarına gelindiğinde ise görülen manzara
ülkemize gelen turistler bakımından 2005 rakamlarının üzerine çıkıldığı ve
hatta bunun yeni bir rekora koştuğu yönündeydi. Ancak dikkat çeken önemli
bir husus ise elde edilen gelirlerin 2005 rakamlarının altında kalmasıydı.
Yani ülkemize gelenlerde artış ama kişi başı harcamalarda bir düşüş
görülmekteydi. Yılı tamamlıyoruz ve bu rakamlarda Eylül ayını doğrular
nitelikte. Bir rekor var ama bu rekoru nasıl yorumlamak lazım, bu oldukça
önemli.
Türk turizmi son on yılda tahminlerin üzerinde bir büyüme seyri ile dünya
turizm liginde ilk beşe oynamaya aday.
2007 yılında açıklanan 2023 Turizm Stratejisi ve 2013 Eylem Planı'nda da
bu hedefe yönelik girişimlerin olacağı belirtilmekte. Ancak Türk turizmini
dışarıdan da gözleme fırsatı bulduğunuzda bu rakamlara ulaşmak ya da
ulaşmamanın ötesinde, Türk turizminin kendi içinde çelişkileri olduğunu
görebilmeniz mümkün. Örneğin bir yandan turizm sektöründe %18'den %8'e
inecek olan KDV'nin getirilerini hesaplayan Türk otelcilik sektörü, nedense
iş çalışanlarının sosyal güvenceleri, sosyal hakları ve ücretleri konusuna
gelince aynı titizliği göstermemekte.
Türk turizmi büyüyor ama bu şartlar altında yetişmiş kalifiye elemanını
piyasada bulmak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Çünkü sektörü terk
etmelere artık alışılmış bir durum halinde.
AB sürecinde Türk Turizm sektörünün uyması gerektiği standartlar çok yakın
zamanda hazırlıksız yakalanan turizmcilerin başını ağrıtacak, bu da ayrı
bir konu.
Kısacası, dünya liginde ilk beşe oynarken bizler ev ödevlerimizi tam olarak
yapıyor muyuz, bu soru işareti kafalarda.
Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü(UNWTO) Başkanı Francesco
Frangialli ile birlikte Davos, İsviçre- Ekim 2007.
2008 yılına gelirsek… Türk Turizminin 2007 yılında göstermiş olduğu
performansın devamını bu sene de göstereceğimizi söylemek peşinen çok zor
bana göre. Önümüzdeki aylardaki fuarlar, gelen rezervasyonlar ve tur
operatörlerinin Türkiye üzerine düşünceleri belirleyici faktörlerden.
Geçtiğimiz Ekim ayında İsviçre'deki "Küresel ısınma ve turizm" konulu
toplantıda sohbet etme fırsatı bulduğum Dünya Turizm Örgütü Başkanı
Frangialli'nin 2008'in Akdeniz Ülkeleri açısından 2006'ya benzer sonuçlar
üretmesinin mümkün olabileceğini söylemesi de 2008 yılında
İsviçre-Avusturya'da yapılacak EURO2008'in etkilerinin kısmen de olsa
hissedileceğine bir işaret.
Ayrıca özellikle Avrupalıların uzun seyahatlere yönelmesinin 2000 yılından sonra dünya turizm rakamlarında önemli değişikliklere neden olduğunu da belirten Frangialli, Türkiye'deki gelişmeleri yakından izlediklerini ancak gelirdeki düşüşün nedenleri üzerine Türk hükümetinin ekstra çaba harcaması gerektiğini söyledi. Aynı görüşlere katılan biri olarak, Türk turizmi içinde bulunduğu psikolojiden daha farklı bir psikoloji ile olaylara bakmalı. Türk turizminin geleceğinde rakamlara bağlılık yerine Türk turizminde istihdamı artırıcı tedbirlerle, elde ettiğimiz turizm gelirlerini en yükseğe çıkarmak ve bu gelirin Türk halkının refahını olumlu yönde etkileyecek amaçlarla kullanımında yeni yollar bulmak ve bunları uygulamak hedefler arasında yer almalıdır.
2008 yılına ilişkin bu dakikadan kesin rakamlarla daha iyi-daha kötü kavramlarını kullanmak Türk Turizminin şu an içinde bulunduğu psikolojiden daha farklı bir durumu ortaya koymaya yönelik bir çözüm olmayacaktır. İnancım şu ki, Türk turizmi dünya devler liginde tırmanışını sürdürecektir ama yeter ki bu devler liginde Türk halkının kendisi de yer alabilsin.
Yeni yılınız kutlu olsun.
Sevgilerimle
Volkan Altıntaş'ın Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:
|