Antalya'da kültürlerarası diyalog
Volkan ALTINTAŞ
Bonn Üniversitesi Junior Fellow
Akdeniz Üniversitesi Araştırma Görevlisi
www.volkanaltintas.com
Yazara ileti
11.02.2008
Geçen hafta Almanya'nın Ludwigshafen kentinde meydana gelen ve henüz sebebini öğrenemediğimiz büyük felaketin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya ziyareti son derece önemli ve yerinde bir girişimdi.
Sayın Başbakan, üç milyona yakın vatandaşımızın yaşadığı Almanya'da meydana gelen bu kederli duruma karşı Türk halkının tepkisini de ortaya koymuş oldu.
Umarım bu facianın arkasından Türk düşmanlığı çıkmaz ve Avrupa'da yaşayan vatandaşlarımız ve Almanlar, bu olayı Türk-Alman yakınlaşması adına bir fırsat olarak kullanma yoluna giderler.
Almanya'da bu olaylar yaşanırken turizmin başkenti Antalya'da kültürlerin kaynaşması adına çok olumlu gelişmeler yaşanıyor.
Dinin, ticaretin ve siyasetin konuşulmadığı Antalya Kültürlerarası Diyalog Merkezi (AKDİM) adıyla kurulan bu gönüllü oluşum, Antalya'da yerleşik yabancılara Türk kültürünü tanıtma, Türkiye hakkındaki ön yargıları ve tabuları yıkma adına çok çeşitli faaliyetler içinde.
Biz de eşim Anna ile bu merkezin faaliyetlerini daha yakından tanımak istedik ve hafta sonunda birçok yerleşik yabancı dostla birlikte idik. Türkçe kurslarından, Türk yemekleri ve dünya mutfaklarına, Antalya ve çevresi ile Türkiye'nin çeşitli bölgelerine düzenlenen turlardan, farklı dillerin öğretilmesi amacını taşıyan kurslara kadar Türkiye'yi en iyi şekilde tanıtmayı amaçlamakta bu merkez. Yine AKDİM içinde milli ve dini bayramlarımızın kutlamaları ile yabancı kültürlere ait Noel ve Paskalya gibi önemli dini günler de yerli-yabancı tüm insanların katılımıyla gerçekleşmekte. (Geçtiğimiz haftalarda Aşure günü kutlaması yaptığı gibi). Gerçekten her anlamıyla Antalya merkezinde çok büyük bir eksikliğe cevap vermekte AKDİM.
AKDİM'in hafta sonlarında doğa yürüyüşleri şeklinde gerçekleştirdiği gezilerden biri olan Kovanlı Dağ Nahiyesi, Göç Yolu ve Kırkgöz Han bölgesini Alman, Avusturyalı, Norveçli, Bosna-Hersekli, Belçikalı, Fransız ve Türk dostlarla birlikte gezdik.
Antalya Kültürlerarası Diyalog Merkezi, Havanın yağışlı olmasına rağmen bölgeyi tanıma isteğinde olan yabancı dostlarımızla gezimiz boyunca sohbet etme fırsatı bulduk.
Hepsi de Türkiye aşığı, Türk insanının içtenliğini ve dostluğunu kavramış, Türk kültürüne meraklı insanlardı.
Özellikle Belçikalı Chantale, Türkiye merakını bir hobi haline getirmiş ve Türkiye'yi yıllarca karış karış gezmiş.
Öyle ki bu gezide bize rehberlik eden de oydu.
Ne kadar ilginç bir durum değil mi?
Antalya'da yerleşik Türklerin de katıldığı bu geziyi yönlendiren isimdi o.
Kervansaraylar konusundaki bilgilerini diğer yabancı dostlara anlatırken Türkiye'nin doğusundan batısına örnekler vererek anlatması etkileyiciydi.
Ben ve eşim bu hoş geziden çok memnun ayrıldık.
Ortaya konan bu çabayı ise takdir etmemek elde değil.
Sekiz milyona yakın turisti misafir ettiğimiz, Türk turizminin gözbebeği Antalya'daki bu diyalog son derece önemli.
Bizleri daha yakından tanımak isteyenlere deniz-kum-güneş beklentilerinin dışına çıkmayı başaran yabancı dostlara bu hizmetler verilirken kafalarındaki birçok soru işaretinin teker teker yok olması ve bunun kulaktan kulağa yayılmasıyla Türk turizminin kendini yenilemesi, beklentilerin ötesine geçmesi mümkün çünkü turizm barışı, insanları sevmeyi, dünyayı kucaklamayı, tabuları yıkmayı, sevmeyi ve sevilmeyi kendine misyon edinmiştir.
Bu yolda hizmet eden her türlü kurum, kuruluş, oluşum ve düşüncenin arkasında olmamız gerektiğinin altını çizmek istiyorum ve AKDİM'i yürekten kutluyorum.
Bugün Almanya'da gerçekleşen acı olayın ardından (sebebi ne olursa olsun) Antalya'da başlayan bu dostluğun tüm dünyaya örnek olmasını diliyorum.
Türk ulusuna yakışan da bizdeki sevgiyi paylaşmak ve bu sevgi etrafında insanları toplayabilmektir.
Güzelliklerle tüm dünyaya örnek olmak dileğiyle
Volkan Altıntaş'ın Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:
|