2006 ATLAS Konferansı


VOLKAN ALTINTAŞ, Junior Fellow
Bonn University
Center for European Integration Studies (ZEI-C)

v.altintas@uni-bonn.de

09.10.2006

Volkan ALTINTAŞ 20 ile 22 Eylül 2006 tarihleri arasında Polonya’nın Lodz şehrinde gerçekleşen ATLAS (The Association for Tourism and Leisure Education) yıllık konferansına yaklaşık 120 akademisyen bildirileri ile katılmışlardır. Moğolistan’dan Hollanda’ya, Avustralya’dan Kanada’ya katılımın gerçekleştiği bu konferansa geçtiğimiz yıllarda Türk akademisyenlerin daha fazla ilgi gösterdiği bilinmekle birlikte bu yıl Türkiye’den ne yazık ki şahsım dışında tek katılımcı yoktu.

İstanbul Üniversitesi, Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi ve Akdeniz Üniversitesi’nin ortak bir bildirisi olarak İstanbul-Eminönü’ne odaklandığımız Eminönü Platformu ve Eminönü’ndeki paydaşların birbirleri ile olan ilişkilerini incelemeye çalıştığımız araştırmamız dışında farklı konularda birçok akademik çalışma yer almaktaydı. Kültürel ve yerel turizmdeki son gelişmelerden, yerel ve bölgesel düzeydeki turizm örgütlenmelerine dikkat çekilen bu konferansın temel konularından birisi de Avrupa Birliği’ndeki yeni gelişmeler paralelinde Doğu Avrupa turizmi ve turizm adına gelecekteki beklentilerdi. Özellikle yeni-eski turizm anlayışının tartışıldığı oturumlarda dikkati çeken bir nokta da sağlık turizmi ve SPA konusunun yeni Avrupa Birliği ülkelerindeki sıkça tartışılırlığı idi. Doğal kaynakların çokluğu ve bu konuya devletin, özel girişimcinin yatırımlarına dikkat çekilerek gelecek 5 yıl içinde mevcut donanımla Avrupalı turistleri bu bölgelere daha fazla çekecek pazarlama faaliyetlerinin yoğun bir şekilde desteklendiği defalarca belirtildi.

Yine oturumlarda sıkça bahsedilen bir konu da sınırların ortadan kalktığı, soğuk savaşın sona erdiği günümüz dünyasındaki yerel bağlantılar ve işbirlikleri ile turizm kavramının çarpan etkisi yaratabileceği idi. Buna ilişkin en iyi örneklerden birisi ise Romanya’nın iç bölgesinden yani Transilvanya’dan Almanya’ya kadar geniş bir alanda belediye, sivil toplum ve girişimcilerle farklı, gizemli ve yeni turizm ürünleri ile yaratmaktı. Bunun içinde her bölgenin farklılıkları yeni turizm ürünleri olarak adlandırılacaktı.

Konferansta son olarak dikkatleri üzerine çeken konu ise Kıbrıs turizmi idi. Burada bahsedilen Kıbrıs maalesef Kıbrıs Rum Kesimi olarak çalışmada yer almakta idi. Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen Beşinci Avrupa Turizm Formunun Kasım ayında Güney Kıbrıs’ta düzenleneceğini ifade etmekle bir bakıma Güney Kıbrıs turizminin son yıllarda ne denli önemli atılımlar yaptığını belirtmiş olmamız yanlış olmasa gerek. Ancak oturumda Güney Kıbrıslı akademisyenin Türk tarafını yok sayan açıklamaları ve dinleyici sayısının ağırlığına baktığımda (diğer oturumlara nazaran) oldukça ses getiren bir çalışma ile dünya akademisyenlerinin karşısına çıktığını ifade etmek istiyorum. Bir uluslararası konferansta yaşanan küçük bir ayrıntı.

Gördüğüm şu ki, dünya akademisyenleri hayli farklı konularda; oldukça yeni ve farklı çalışmalar peşinde. Tartışılan konuların çok çeşitliliği ve uygulanabilirliğinin pratik hayatta yeri var. Bir Güney Afrikalının siyah-beyaz ayrımına yönelik barış turizmi adındaki çalışması buna bir örnekti konferansta. Belki de biz Türk akademisyenlerinin düşünmemiz gerektiği konu biraz da bu olsa gerek.

Ne dersiniz?

Volkan Altıntaş'ın Turizm Forumu'nda yayımlanan önceki yazıları:


Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net