www.turizmforumu.net


Yazıyı önerir misiniz?


ANTALYA KALEİÇİ KONUSUNDA UYKUDAYIZ


Zafer Cengiz
Turizm Uzmanı - İşletmeci
zafer@cengiz.gen.tr

21.05.2006

Antalya Kaleiçi'nin kuşkusuz olarak kentin en önemli değerleri arasında ve Türkiye'nin kültürel hazineleri arasında da müstesna bir yeri var. Turizmin gelişmesi ile birlikte 1990'larda yerli ve yabancı turistler ile Antalyalıları bütünleştiren güzide ve benzersiz bir cazibe merkezi olmuştu. Ödüller almaya başlayan ve Dünya Kültür Mirası Listesi'ne adaylığı söz konusu olan bu müstesna değer, bugün turizmin gelişmesine paralel bir şekilde kan kaybediyor ve can çekişiyor.

Turizmle canlanan Kaleiçi, ne hazindir ki Turizmin cilvelerine yenik düşerek yine aynı nedene bağlı şekilde, adeta "cüzzamlı" gibi kaderine terk edilmiş duruma düşebiliyor.

Değişen koşullar karşısında yeterli ve tutarlı tedbirlerin alınamaması nedeniyle 1995'lerden itibaren giderek sağlığını kaybetmeye başlayan Kaleiçi, bugün Kentin adeta "iflah olmaz hastalığı" haline gelmeye yüz tutmuştur.

Halihazırda artık Kaleiçi, yabancı turistlerin tur programlarına alınmaz ve Yerli Turistlerin dışında, Antalya sakinlerinin dahi içine girmeye çekindiği bir Mahalleye dönüşmüştür.

Son yıllarda çeşitli vesilelerle Kamuoyu gündemine gelen bu konuda, kent olarak adeta çözüm üretilemez bir çaresizlik içine düşülmektedir.

Önceleri, "mahalleye özel statü verilerek Belediye hizmetlerinden dışlanması" gibi ucube çözümlerle dışlama eğilimine girilmiş, son kesitte de yolların bakımı ve aydınlatması önde gelmek üzere, kesin çözüm olamayacak bir makyajlama programı uygulanmaktadır.

Oysa Antalya'dan beklenen öncelikle evladını elden gelen her türlü ihtimam ve fedakarlıkla tedavi ederek sağlığına kavuşturmak, sonra da yöre turizminin hizmetinde amaçlanan görevini layıkıyla yapacak duruma getirmek olmalıdır.

Antalya'nın bugün ihtiyacını hissettiği yeni cazibe merkezleri yaratmak konusunda geliştirilen büyük projelerin onda biri ihtimam ve kaynak ile düze çıkabilecek olan Kaleiçi, yine kış uykusundadır.

Kış gelmeden kış turizmi sorunumuzu hatırlayamadığımız gibi, gündeme getirilmesi için yine turizm mevsiminin açılması beklenmekte olsa gerektir.

Geçmiş yıllarda edinilmiş olan tecrübeler ışığında, gelecek yıllara dönük olarak alınabilecek bir dizi etkili tedbirin kış aylarında alınarak bahara kadar uygulamaya sokulması gerekirken bir yılın daha geçtiği şu günlerde bu dertli konuya hiçbir otoritenin girmek istemediği izlenmektedir. Artık 5-10 yıldır temcit pilavı haline gelen söylemlerin bir tarafa bırakılarak somut ve etkili uygulamaların acilen devreye sokulması farz halindedir.

Mahallenin ana sorunu olan huzur ve güven ortamının sağlanarak hızla kaçma ve göçme sürecindeki mahalle sakinlerinin durdurulamaması halinde, bundan sonra ne yatırım yapılsa da Kaleiçi kendine gelemeyecek durumdadır. Kentin hızla Kaleiçi'ni kurtarmanın da ötesinde, turizmin yaratabileceği bu gibi beklenmeyen olumsuzluklar ve sonuçlar açısından başından geçen bu konudan yeterli dersleri de çıkarabilmesi gerekir. Zaten, Antalya'nın kaleiçi konusu bir bakıma "Turizmde Olgunluk Sınavı" niteliğindedir, zira öncelikle evladına sahip çıkamayarak kaderine terk eden, sonra da tüm il kapsamındaki bölge turizminin liderliğine soyunarak önderlik yapamayan Antalya'nın dillerden düşmeyen "Turizm başkentliği" sıfatı da hayal ve tarih olmaya mahkum değil midir?

Zafer Cengiz'in Bütün yazıları:

Sayfayı
Yazdır Kaydet Kapat
şafakTurizm&Danışmanlık http://www.safakturizm.com

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net