www.turizmforumu.net


Yazıyı önerir misiniz?


LARA’NIN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI


Zafer Cengiz
Turizm Uzmanı - İşletmeci
zafer@cengiz.gen.tr

10.06.2006

Zafer Cengiz Antalya kentinin üzerine yerleştiği meşhur “Falez”lerin doğu ucunda başlayan 15 Km’lik bir sahil bandı olan Lara, sadece plaj olmakla kalmayıp arkasındaki özgün doğal yapıyı da birlikte barındıran bir bölgedir. Kumul yapısının öne çıktığı ve yoğun çam örtüsünün hakim olduğu bu geniş arazide, yeraltı suları da hayli hareketli ve geniş çapta kamu mülkiyeti var. Söz konusu müstesna doğa ve devlet arazisi özelliklerinden gelen nedenlerle bugüne kadar yoğun yapılaşmanın giremediği Lara’da son 15 yıldır giderek artan büyük bir ilgi ile birlikte, bereketlenme amaçlı yoğun bir hareketlenme yaşanıyor.

Son dönemlerde Lara’nın başına gelenler, ülke turizminin gelişme karakteri ve huyları ile birlikte, yakın geleceğinin hangi yöne gittiği konusunda, bir “ayna” gibi önemli gerçekleri sergiliyor.

Yakın tarihlere kadar dokunulmaya kıyılamayan bu bölgede, gelişen turizmimize otel alanı yaratmak için, ilk etapta doğu ucu olan Kundu’daki kamu arazilerinin tahsisi ile 6-7 otellik bir yatırım alanı kazanılarak hemen değerlendirildi. Sadece 3 Km’lik bir bölüm ile açılan bu kapının ardından, sonraki 5 Km’lik bölümünde son 5 yıl içinde mantar gibi fışkıran 15 adet yeni dev otel devreye girdi. Antalya mücavir alanı içindeki Lara otelleri bölümünde, yapılan sayısız imar plan tadilatı özellikle incelenmeye değer.

Kente yakın bir sahilde kazma-kürek ‘yaratılan’ bu otellerin adeta aceleden unutulan arıtma tesisleri de ancak bu yıl devreye girecek. Fakat yeraltı suyu yüksek bir arazide ve çok yüksek yapı yoğunluğuyla sahile dizilen otellerin hemen arkasında, hızla gelişen yap-sat blokların getireceği nüfus yükünün yörede yaratacağı ekolojik ağırlıklı sorunların nerelere varacağı büyük bir merak konusu.

Geride kalan 7 Km’lik şehre en yakın bölümde ise henüz 5 yıl önce büyük tartışmalardan sonra Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin geldiği nokta, bu alanda “Kent Parkı” yapılması oldu, ama seçimden sonra değişen yönetimin bu projeyi “yok” farz ederek yepyeni bir yaklaşım ile gündeme getirdiği “Temalı Park” projesi ortalığı karıştırıverdi.

Yerel sivil toplum kuruluşlarının şiddetle karşı çıkışı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bölgede geniş bir Turizm Bölgesi ilan etmesi ile çözüldü. Böylesi yasal bir yetki karşısında akan sular durdu, sonuçta bu bölüm tahsise çıkartılarak yapı yoğunluğu çok yüksek ve uygulama ayrıntıları yatırımcının keyfine kalan belirsiz bir macera projesine teslim ediliverdi.

Şimdi Antalya’nın ortak aklı, bu duruma çare üretmeye ve hayretini elden gelen yapıcı gayretlere dönüştürmeye çalışarak çırpınmaktadır.

Lara sahnelerinde sergilenen bu senaryo, son 10 yıl içinde Türkiye turizminin hangi noktalara geldiğinin çok güzel bir kesitidir ve dikkatle izlenmelidir, zira turizm adına turizmin nasıl baltalanabileceğinin en güzel örnekleri sergilenmektedir.

Yerel STK’lar güçbirliğinin son Ankara çıkartması ve dün Antalya’da gerçekleştirilen Lara Mitingi gibi eylemler “sivrisineğin saz” etkisini yaratıyor olsa da bu zihniyet karşısında “davul-zurna’nın az” olduğu da somut bir gerçek. Senaryonun yarınlarında ise rant oburluğuna yenik düşmüş obez bir turizm anlayışının kaşımakta olduğu bir çıbanbaşının yaratacağı ciddi sorunlar bulunduğu kuşkusuzdur.

Turizm Bakanımızın Turşusunu kurmak yerine yemeyi tercih ettiği ülkesel doğal değerlerimizin aslında turizmin helvası olduğunun artık farkına varmak gerekmiyor mu?

Zafer Cengiz'in Bütün yazıları:

Sayfayı
Yazdır Kaydet Kapat
şafakTurizm&Danışmanlık http://www.safakturizm.com

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net