TURİZMDE RANT, TEMEL HASTALIKTIR
Zafer Cengiz
Turizm Uzmanı - İşletmeci
zafer@cengiz.gen.tr
17.06.2006
Turizm endüstrisi, dünya çapında önlenemez yükselişine devam ediyor.
Son yıllarda Türkiye turizminin yakalamış olduğu rüzgar ile aldığı kısa
yolda, egale edilen turist sayısı rekorlarını artık pek duyamıyoruz.
Bugün artık tüm dünya gelişen turizm pastasından nasıl pay
kapabileceğinin ince hesaplarını yaparken bizim şampiyonumuzun sesi
soluğu kesildi ve neredeyse ölüm döşeğine düşecek. Bu durumun birçok
nedenleri içinden, işin ana fikri olan “zihniyet” sorununa hızlı bir
neşter atıldığında, ortaya çıkan çarpıcı gerçekleri görmek ve idrak
etmekte büyük yarar var.
Turizmin çok boyutlu ve karmaşık bir hizmet yumağı olduğundan yola
çıkarsak bütünü oluşturan tüm parçaların hepsinin önemli olduğunu
anlayabiliriz. Bir mozaik gibi bir araya gelen bu parçaların oluşturduğu
sonuç toplam ürünü ortaya çıkartmakta, parçaların her birinde oluşacak
aksaklıklar ise bütünün kalitesini doğrudan etkilemektedir. Bir zincir
halkası şeklinde çalışan hizmet zinciri de en zayıf halkalardan kolayca
kopabilmektedir. İşte bu nedenle turizmin içerdiği tüm hizmet alanlarında
insana önem veren ve beklenen tüm hizmetleri gereğince üretebilecek bir
zihniyet ile hareket edilmesi, çok büyük bir önem taşımaktadır. Turizmin
benliğinde ve özünde yatan bu hizmet unsuru endüstrinin özüdür. Bu
nedenle son kesitte, Türkiye turizminde izlenen düşüşün arkasındaki ana
nedenler öncelikle bu hayati önem taşıyan hizmet yaklaşımındaki zihniyet
değişiminde aranmalıdır.
Bugün için, Türkiye’de turizm yatırım ve işletmeciliğine soyunmuş olan
sermayenin yapısı konusunda bilimsel bir araştırma olmasa da muhtemelen
%70 gibi çok önemli bir oranda mal üreticisi olan ticari firmalardan
oluştuğu var sayılabilir. Bunların en büyük bölümü de kuşkusuz ki inşaat
müteahhidi firmalardır. 1980’li yıllarda, "1. Turizm Hamlesi" çerçevesinde
turizmin teşvik havuzuna balıklama atlayıp hızla modaya uyarak turizmci
olan birçok yatırımcımız bugün gayrimenkul zenginidir, fakat yine bu
nedenledir ki içi boş bir hizmet zihniyeti hastalığı ile turizm borsası
inişe geçmektedir, zira hızlı bir şekilde otel ve yatak üretilmişse de
hizmet ve personel, hatta çevre unsurları büyük çapta ihmal edilmiştir.
Kıyı yağması, betonlaşma, düşük fiyat politikası gibi tüm diğer önemli
sorunların kaynağı da bu temel yaklaşımdan kaynaklanmıştır. En önemli
gösterge de sektördeki yetişmiş insan gücünün ve profesyonellerin el
üstünde tutulacağı yerde giderek itibar kaybetmesidir. Artık “hizmet
üreterek kazanmak” felsefesi adeta unutulmuş ve günü kurtarmak ile
rantiye karlarını elde tutabilmek gibi kavramlar üzerinde
odaklanılmaktadır.
Temelde bu süreç içinden geçerek hızla palazlanan Türkiye Turizminin asıl
hastalığına doğru teşhisi koyma zamanı gelmiş ve geçmektedir. Yakın
zamanda ifade edilen “obezite” yakıştırması da aslında bir yan hastalık
niteliğindedir. Asıl sorun temelde rant amaçlı ve zihniyetli olarak
oluşan turizm yapımızın turizmin hizmet unsuruna kesinlikle uyum
sağlayamamasından kaynaklanmakta. Bu durum büyük bir çelişki ve kısır
döngü yaratarak turizmi hızla geliştiren zihniyetin turizm okyanusunda
rotasını şaşırmasına ve kendini telef etmesine yol açıyor. Ülke
turizminin içine düştüğü temel çıkmazlarda, gerçekçi bir durum
değerlendirmesi yapılarak çıkış yolları aranacak ise doğru tedavinin
doğru teşhis ile başlaması şartı mutlaka gözetilmelidir.
Zafer Cengiz'in Bütün yazıları:
Sayfayı
www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net