TURİZMDE GÜNCEL ORTAOYUNU: LARA
Zafer Cengiz
Turizm Uzmanı - İşletmeci
zafer@cengiz.gen.tr
05.07.2006
Türkiye turizminin gelişmesinde kuşkusuz bir şekilde başrol oyunculuğunu
elinde tutan Antalya’nın Lara projesi, son aşamada çok ilginç noktalara
geldi. Henüz beş yıl önce kentin sivil toplum örgütlerinin de katıldığı
yoğun çalışmalar ve tartışmalar sonucunda sabık Büyükşehir Belediyesi
yönetimi tarafından, doğal karakterinin büyük çapta korunarak ve yapı
emsalleri asgaride tutularak “kent parkı” olarak projelendirilen kumul
ormanı, hiç beklenmedik gelişmelere gebe halde. Ülke turizminin yönetim
ilişkileri ve karar alma mekanizmasındaki yaklaşımları çok net bir şekilde
sergileyen Lara konusu, adeta bir ortaoyunu sürecinde gelişmektedir.
Seçimler sonrasında ilk aşamada yeni iktidar tarafından “yok” sayılarak
sıfırdan ele alınan projede Lara kıyı bandı, Turizm Bakanlığı'nca koruma
alanı olarak ilan edilerek yepyeni bir statüye öngörüldüğü bir plan kararı
üretilerek yatırım için tahsise çıkartıldı.
Bu aşamada, kavuşturuldu. İkinci aşamada ise “temalı park” formulü
uygulanarak eski projeye göre 5 kat daha yoğun yapılaşmanın sivil toplum
örgütlerinin yoğun itirazları oluşmaya başlarken yerel hassasiyeti
yakından bilerek ‘arabulucu’ olarak devreye giren Antalya Büyükşehir,
uzlaşmacı formüller üreterek yetkili Bakanlık ile prensip mutabakatı
sağladı ve gerginliği büyük ölçüde yatıştırdı. Fakat, eski çizgisinde
ısrarlı ve kararlı olmayı tercih eden Bakanlığın bir ‘Oldu-bitti’
şeklinde tahsis ilanına çıkması ve yatırımcı firmayı seçmesi, herkesi
hayretler içinde bıraktı. İtirazlarını Ankara çıkartması ve miting
düzenleme gibi eylemlerle sergileyen yerel inisiyatifin yoğun muhalefeti
ile birlikte tahsis işleminin beklenenin çok altında gerçekleşmesini
gerekçe gösteren Bakanlık, bu ihaleyi iptal etti.
Son aşamada, yaşanan gelişmeler ışığında tüm taraflar ‘uzlaşma zemini’
gözetirken Bakanlığın Lara’yı geçen günlerde hızla tekrar tahsise
çıkartması ise yeni bir “şok” yarattı. Bir taraftan Büyükşehir
Belediyesi'nin “Projenin geliştirilme ve onaylanması sürecinde söz hakkım
verilmez ise yargıya baş vururum” şeklindeki üç ay önceki ciddi demeci,
hala resmi web sayfasında yer almakta. Diğer yandan proje amacı ve süreci
hakkında yerel STK’ların açmaya hazırlandığı davalar hızla tekrar gündeme
geldi. TBMM Genel Kurulu’nda da geçen hafta yaşanan söz düellosu
kapsamında ‘satarım-sattırmam’ inatlaşmaları gibi detaylar ise konunun
tuzu-biberi oluyor. Yine, henüz geçen haftaki AKP Antalya Kampı’nda
Başbakan tarafından dile getirilen “turizm yüzakımızdır” yaklaşımı ile bu
gelişmelerin nasıl bağdaştırılabileceği de büyük merak konusu halindedir.
Yörenin ve turizmin lehine hızlı ve kararlı atılımlar mı
gerçekleştirilecek? Yoksa, parti içi çelişkiler de dahil olmak üzere bir
kaşık suda fırtınalar yaratılarak inat savaşları ile zaman ve enerji mi
kaybedilecek?
Lara konusunda durumu özetlersek; son beş yıldır aktif olarak gündemde
olan konu, hala belirsizliğini korumakta ve giderek daha da çetrefil
ilişki ve çelişkiler doğurmaktadır. Proje detaylarının yatırımcı
tarafından getilmesinin öngörülmesiyle henüz kim tarafından ne yapılacağı
bile bilinmemektedir. Fakat asıl gariplik, yıllardır yerel yönetimlere
inisiyatif verilmesi niyet ve söylemlerinin ayaklar altına alınması
paralelinde, bu güne kadar dokunmaya kıyılamamış bir kentsel doğal değerin
uluorta ‘Yüzakımız’ adına kurban edilmesi konusunda ısrar edilmesidir.
Zafer Cengiz'in Bütün yazıları:
Sayfayı
www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net