ANTALYA TURİZMİNİN BAŞARI GÖSTERGELERİ
Zafer Cengiz
Turizm Uzmanı - İşletmeci
zafer@cengiz.gen.tr
22.07.2006
Henüz 25 yıl önce bölgeye ekilmeye başlanan turizm fidanları, Antalya
yöresini sevdi ve yeşerdi. Bu yeni ağaçların cazip meyveleri, yerli ve
yabancılar tarafından çok sevilerek benimsendi ve ürün olarak tutuldu.
Turizm ürününün prim yapması sonucunda yeni dikilenlerle çoğalan ağaçlar
orman olmaya başladı. Bazı yıllar verimliliği ve hasadı kötü de geçse,
yerinde yenmesi gereken bu ürün için gelen turistlerimizin sayısı
giderek artmaya devam etti. Ağaçlar çoğaldıkça turistler, turistler
çoğaldıkça orman büyüdü. Bu süreç, başlangıçtaki niteliğinden çok fazla
bir değişikliğe uğramaksızın bugün de sürüp gitmektedir. Tekdüze ve aynı
tip turistik yatak ormanı yörede gelişmektedir.
Yöreye gelen misafir turistleri titizlikle sayarak, her yıl önceki
yıldaki kendi rekorlarını kendinin kırdığı konusunda yapılan mutlu
tespitlerle, şampiyonluk kutlama gelenekleri geliştiren Antalya, geniş
anlamda turizm ekonomisinin ana fikrini hala yakalayamamış durumdadır.
Tarımdaki “randımansız” üretim alışkanlıkları turizmde de yaşatılarak
çarpık ve verimsiz bir düzene gidilmiştir. Son yıllardaki gelişmeler
ışığında, artık iyice kanıtlanmış olan “çok hareket-az bereket”
gerçeğinin kanıtlanması ile yöredeki turizm süreci artık ciddi olarak
sorgulanmaktadır. Her geçen gün düşmeye devam eden randıman ve hasılatla
umduğunu bulamayan ve hayal kırıklıklarına uğrayan Antalya, bugün artık
her tarafı kaplayarak büyüyen turizm ormanının sonunun nereye varacağını
düşünmeye başlamıştır. Başlangıçtaki temel amacın yöreye ekonomik katma
değer sağlamak olduğu hatırlandıkça da başarı ölçütünün gelişen turist
ve yatak sayısı değil, sağlanan gelir düzeyi olması gerektiği artık
daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır.
Bu idrak süreci içine giren Antalya, turizm macerasının geçmişe dönük
olarak durum değerlendirmesini yapınca aşırı hızlı ve dengesiz olarak
göçlere bağlı artmış bir nüfus, her türlü altyapı yetersizlikleri
içinde çarpık gelişmiş turistik yöreler ve kentleri görmekte. Turizmin
gelişmesi uğruna kurban verilen çevre ve kültürel değerlerle içine
girilen ve hatalı olduğu kabul edilen “çarpık turizm gelişmesi”ne
bugün onarım çareleri aranıyor.
Bu arayış içinde gözetilmesi gereken temel unsurları tekrar hatırlamakta
büyük yarar var. Zira “olmazsa olmaz” niteliğindeki bu kriterler
karşılanmadıkça turizmde başarıdan ve istikrarlı dengelerden söz
edebilmek mümkün değildir. Sağlıklı turizmin başlıca ön şartları; (1)
Çağdaş ürünlerin yüksek hizmet kalitesi ile piyasaya sunularak verimli
bir tanıtma ve pazarlama ile satılması, (2) Üretilen turizm ürün değeri
içinden yerel payın mutlaka ayrılarak bölgesel kalkınmaya ciddi katkılar
sağlamasıdır.
Bu iki unsurun dengeli ve tutarlı bir şekilde yerine oturtulması ile
tamir edilebilecek ve bundan sonraki gelişmeler kapsamında sağlığına
kavuşarak ataklara geçebilecek olan turizmin şampiyonlukları ancak o
zaman tescil edilebilir. Bu ön şartların şaşması halinde, mevcut
sorunlarını aşamayarak düşe kalka ve dengesiz bir şekilde yol almaya
çalışan bir turizm yapısından başarı beklenemez. Hele ki yerel
kaynakları tüketerek yöreye bir katkısı da olmayan turizm tarzının
ömrünün hiç de uzun olamayacağı mutlaka bilinmeli ve geleceğin
şekillendirilmesinde ciddi olarak dikkate alınmalıdır.
Zafer Cengiz'in Bütün yazıları:
Sayfayı
www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net