TURİZM MASTER PLANI VE PİYASA GERÇEKLERİ
Zafer Cengiz Turizm Uzmanı - İşletmeci
20.05.2005
Türkiye Turizm Sektörünün gelişimi karşısında artık net bir şekilde su
yüzüne çıkmış olan dengesizliklerin giderilmesi, nihayet aktif
gündemdedir. Hızlı gelişme ile birlikte giderek yoğunlaşarak yaşanan
çarpık gelişmelerin getirdiği randımansızlık ve kaynak israfı, tüm
kesimleri aynı ortak görüşte birleştirmiştir. Sektördeki tüm aktörler
"Turizmde planlı gelişim sağlanmalı" konusunda hemfikirdir.Daha önce
yeni sektörün heyecanına kapılarak sürekli olarak gündem dışına itilen
planlama ihtiyacı, artık bölgesel ve ülkesel düzeyde bir özlem
niteliğinde gündeme oturmuş durumdadır.
Oysa turizm planlaması, 1970'lerden bu yana Türkiye'nin kullanmaya
başladığı bir araçtır. Önceleri yabancı uzmanlara yaptırılmış olan
birkaç planlama çalışması ve Kemer Bölgesinin planlandığı
"Güney Antalya Projesi" deneyiminden sonra, 1975'te Turizm Bankası
bünyesinde kurulan "Fiziksel Planlama Gurubu" ile tüm Ülke çapında
ciddi ve kapsamlı bir şekilde Türkiye'nin planlanması çalışmalarına
başlanmıştır. Bugün içinde bulunduğumuz eksiklik ve aksaklıkların daha
iyi anlaşılması ve sorunlara tutarlı teşhisler konulması için, söz
konusu çalışmaların gelişimine kısa bir göz atmakta büyük yarar var.
Eski planlar bölgesel ölçekte kaldı ve uygulama şansı bulamadı;
Devlet tarafından yeni gelişecek bir sektörün ekonomik
planlamasının çağdaş teknik kriterlere uygun olarak yapılması, bu
planların kesinlikle uygulanacağı anlamına gelmemektedir. Hele ki eski
haliyle elinde yeterli yetkiler olmaksızın "ricacı bakanlık" sıfatı
taşıyan Turizm Bakanlığı'nın üretmeye başladığı Planlar, o tarihlerde
mevcut potansiyelin tespiti ve tavsiye niteliğindeki olası gelişmeleri
doküman haline getirmekten öteye gidememiştir.
Birçok yöre ve alt-bölgeler itibariyle yapılan planlar ile meşhur
FPG-Sarı Ciltli Raporları hızla hazırlanmış ve en şanslısı bazı imar
planlarına teknik veri olabilmiştir. İmar Bakanlığı bile bu çalışmaları
ancak tavsiye olarak ele almış, planlar uygulama imkanı bulana kadar
bölgenin mevcut teknik verileri ve özel şartlarının hızla değişime
uğramasıyla da kadük hale gelmiştir. Bu tarihlerde Turizm Bankası
bünyesinde Bakanlığa bağlı olarak Bölgesel Planlar yapılırken
Bakanlık bünyesinde de paralel bir şekilde Ülkesel Plan arayışlarına
girilmiştir.
1980 dolaylarında "TAP-Turizm Ana Planı" adı altında başlatılan çağdaş
ve teknik çalışmalar, bu günün ihtiyacı olan master plan çalışmasının
ta kendisi idi. Ancak başladıktan sonra 5-6 yıl boyunca Bakanlık
gündeminde kalabilen söz konusu çalışma, yoğun Bakan ve İktidar
değişiklikleri ile erozyona uğrayarak zamanla gündemden düşmüştür.
Özal dönemi arazi tahsisi ve yatırım teşviklerinin genel ve yaygın bir
karakterde devreye girmesi ile birlikte sektör kamçılanmış ve
1985'ten itibaren plansız bir ivme ile çarpık gelişme sürecine
girilerek bu günlere gelinmiştir. Zamanın iz bırakan deyişi ile
"plan değil, pilav gerek" politikası son 20 yıldır yaşanmış ve pilav
kazanı acımasızca kaşıklanmış, kepçelenmiştir. Bugün ise turizm
sektörünün hızla gelişmiş olmasına rağmen ekonomik istikrar ve
randıman yönünden kimse durumdan memnun ve gelecekten tam anlamıyla
ümitli olarak gözükmemektedir.
Günümüzde Bakanlık yetkili; fakat etkili olma ortamı bulabilir mi?
Bugün için sektörde şartların çoğu baştan aşağıya değişmiştir.
Özlenilen verimlilik ve etkenlik olmasa da Sektörün mevcut gelişme
ölçekleri ve dinamikleri olanlama sürecini her geçen gün daha güç bir
konuma getirmektedir. Değişen şartlar kapsamında daha da zor bir
engel; Son yıllarda Devletin küçülme ve aktif ekonomiden el çekme
Politikasıdır. Nitekim, Turizm Bakanlığı sonradan yapılan Yasa
değişiklikleri ile kendisine verilen "Turizm Alanı İlanı ve
Kamulaştırma" gibi yetki silahlarını yaygın ve etkili bir şekilde
kullanmamaktadır. Özellikle son 10 yıldır gelişen piyasa baskıları
sonunda Bakanlık, nihayet "Turizm Master Planı'na ilişkin Bakanlığımız
Yaklaşımı" başlıklı bir metni Web Sitesinde yayınlayarak Planlama
konusundaki mevcut eğilim ve görüşlerini somut olarak ortaya
koymuştur.
Bakanlık görüşleri metninin genel değerlendirmesinde; Daha çok akademik
bir araştırma projesinin yöntem bildirgesi hüviyetinde olan bu
dokümanın teknik eleştirilerini ekonomi ve planlama uzmanlarına
bırakarak Piyasa gereklerinden pratik olarak ne kadar uzak kaldığı
konusunda birkaç önemli hususun altını çizmek ihtiyacını duyuyoruz.
Üç aşamalı (1-Envanter hazırlama 2-Konsept geliştirme 3-Strateji
geliştirme) olarak öngörülen TÜMAP çalışmasının Yurt ölçeğinde
başlatılarak elle tutulur hale gelebilmesi en az 3 yıllık bir zaman
alacaktır. Oysa Sektörün gerçek ihtiyacı, geçmişte kaybedilen asgari
5-10 yıllık önemli zamanı kazanabilmeye yöneliktir. Bugün için genel
kabul gören önemli stratejik konularda acil eylem planlarının hiç vakit
kaybetmeksizin devreye sokulabilmesi hayati önem taşımaktadır.
Son yıllarda piyasaya "her şeyi Devletten beklemeyin, piyasa olarak
birleşerek güçlenin ve kendi tedbirlerinizi kendiniz alın" diyen
devlet politikasının bugün turizme özel olarak "Bekleyin de size bir
TÜMAP hazırlayalım" demesi hiç de gerçekçi gözükmemekte ve büyük bir
çelişki yaratmaktadır. Merkeziyetçi ve hantal bir planlama modeli
yerine, geniş çapta sivil toplum kuruluşları ve yerel inisiyatifler ile
organik bir işbirliği içinde geliştirilebilecek bir model ile yaygın ve
etkin bir planlama sürecine girilebilmesi mümkündür. Bu noktada
"kritik yöreler"e verilebilecek olan öncelikler de büyük çapta
planlama randımanı sağlayacaktır.
Planlama statik bir çalışma değil, dinamik ve sürekli bir yapı
gerektirir
Mevcut durumda, moda deyimiyle "Turizmin devlet politikası
olarak benimsenmesi" kavramına dayalı bir bütünsel planlama ve
devlet-özel sektör uyumlu işbirliği-dayanışma ortamına ihtiyaç olduğu
kesin olarak benimsenmektedir. Bu bir gerçeklik haline geldiyse
yapılması gereken "Randımanlı bir planlama modeli ve buna bağlı
politika-stratejiler" üreterek uygulamaya sokulabilmesinin teminidir.
bu yöntemin geliştirilmesinde temel tercihin ise günün şartlarına uygun olarak
tepeden inme bir model yerine, piyasa aktörlerinin de tam katılımı ile
geliştirilecek bir "dinamik planlama" tarzı olduğuna inanıyoruz.
Planlamanın amaç değil bir araç olduğundan hareketle temel amacın
sektörün gelişmesinin temini olduğu temel gerçeğine en kısa yoldan
erişilmesinin yol ve yöntemleri bulunmalıdır. Bu şekilde kurulacak bir
planlama modelinin de kesintiye uğratılmaksızın sürekli olarak piyasa
şartlarında verimli bir şekilde çalışmasının baştan hedeflenmesi
gerekmektedir. Ana yöntem olarak önerimiz, yerel inisiyatiflerin kendi
ihtiyaçlarını ve hedeflerini belirleyebilecekleri bir yapı
oluşturularak devletçe entegre edilecek temel prensip, politika ve
strateji entegrasyonu ile onay ve desteğinin alındığı kararların
karşılıklı ve bilinçli olarak uygulamaya sokulmasıdır. Belediyeler
başta olmak üzere, günümüzde önem kazanan yerel yönetim ve STK'ların
önlenemez yükselişi karşısında, güncel şartlarda akıllıca yöntemin
katılımcı planlama ve uygulama sürecini oluşturmak ve yaşatmak olduğu
kuşku götürmez bir gerçektir.
Piyasa koşullarına ve ihtiyaçlarına uygun bir model acilen
geliştirilmeli
Turizm sektörünün mevcut gelişimi herkesi memnun ettiği ölçüde,
Türkiye Turizminin henüz gelişmenin başlangıçlarında olduğunun
idrakinde olanları aynı ölçülerde tedirgin etmektedir. Bugüne kadar
kaybedilen zaman ile birlikte aynı randımansızlıkların gelecekteki
gelişmelere de bulaşabilmesinin kayıpları ülke ölçeğinde daha da büyük
olacaktır. Sektördeki eksiklikler, aksaklıklar ve çarpıklıkların
giderilmesi yönünde atılacak her tutarlı adımın turizmin ünlü çarpan
etkisi ile katmerli olarak geriye döneceği artık aşikardır.
Turizm planlamasında bugün atılması gereken adımları özetlemek
gerekirse;
1] Geçmişten de dersler alarak günümüz şartlarına uygun sağlam Planlama Modellerini hızla tartışarak geliştirelim, asgari müştereklerde buluşarak uygulamaya sokalım.
2] Devlet ve Özel Sektör ikilemi içinde karşılıklı rolleri tereddütlere yer bırakmayacak şekilde yerine oturtalım, gerçekçi olmayan tutum ve beklentiler içinde kısır döngülere düşmeyelim.
3] Yerel Yönetimleri ve Sivil Toplum Kuruluşlarını doğrudan Turizm Sektörünün vazgeçilmez birer aktörü olarak aktif bir şekilde Planlama sürecine ve Sektöre katılımlarını sağlayalım.
Genel değerlendirmede gözüken, çağdaş gereklere ve gelişmelere ayak
uydurmadığımız sürece sosyal, ekonomik ve kültürel hayatın özgün bir
biçimi ve parçası olan Turizmi gerçek hayattan soyutlama ve ayrı bir
parselde karantinaya alırcasına çözümleme ve halletme hastalığının
sonuçlarına katlanmaya devam edeceğiz.
Sayfayı
www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net
|