Kentsel Dönüşümde Turizm Gerçekleri
Zafer Cengiz
Turizm Uzmanı - İşletmeci
zafer@cengiz.gen.tr
18.02.2007
Antalya kentinin gelişen Türkiye turizminin bölgesel lokomotifi olan Antalya
ilinin başkenti olduğu bir gerçek. Ancak Antalya'ya yakıştırılan "Turizmin
Başkenti" sıfatının henüz yerine oturmadığı ve bunun fiilen "hak edilmesi"
gerektiği de buna paralel diğer bir gerçek halindedir.
Henüz bölge turizminde gerekli olan liderlik ve önderlik işlevini yerine
getirememiş, yörede gelişen turizme ve bunun getirdiği değişime ayak uyduramamış,
Antalya'ya gelen 7 milyon turistin görmezden geldiği bir başkent düşünülemez.
Bölgede turizmin fiilen canlanmaya ve gelişmeye başladığı 1985 yılından itibaren
yörenin en büyük şehri ve merkezi olmasından hareketle doğal olarak bir turistik
fonksiyon kazanmış olan Antalya hızla turizme entegre oldu. Söz konusu sürecin en
güzel örneğini teşkil eden Kaleiçi, 1980-1995 yıllarında en canlı ve hareketli
günlerini yaşadı. Daha önce tarihi özelliği nedeniyle koruma kararı alınarak ne
yapılacağı bilinemeyen mahallede turizmin getirdiği ivme ile sıradışı bir atılım
yaşandı. Çürüyen ve köhneleşen yapılarının gözden çıkarıldığı, kent yaşantısından
dışlanmış durumda olan mahalle 5-10 yıl gibi çok kısa bir sürede Antalya'nın en
gözde ve itibarlı mahalli haline geliverdi. Fakat son 10 yıldır sürekli olarak
çaptan düşen ve kan kaybeden aynı Kaleiçi, Antalya'nın başına gelen turizm
sorunlarının aynası ve ispatı durumundadır. Antalya kenti, sihirli ve kilit sözcük
olan "Değişim" olayının gereklerine uyum sağlayamamış, üstelik elindeki mevcut
değerleri de göz göre göre yitirmektedir.
Bugün için karşılaştığı sorunlara çözüm üretmek için yıllardır çaresizlik içinde
kıvranan aynı Antalya'nın konuya doğru ve yerinde teşhisler koymaksızın hareket
ettiği izleniyor. En canlı dönemlerinde bile aynı sokakları, aydınlatması ve daha
köhne yapıları ile yeterli bir değer olduğunu ispatlamış olan Kaleiçi'ne makyaj
yapılarak kurtarılabileceği düşünülüyor. Diğer yandan "Kentsel dönüşüm" kapsamında
şehir merkezindeki kritik yapılaşmanın temizlenmesiyle yapılacak meydan genişletme ve
mekansal-fiziksel rahatlatma sayesinde kentin turizm yaşamında büyük atılımlar
yapılacağı sanılmaktadır. Antalya'nın temel karakterinin eski tarz yapı ve
sokaklardan oluştuğu, ana sorunlarının mekansal daralmaya bağlı olmayarak,
uyumsuzlaşan ve kimliksizleşen sosyo-ekonomik yapı paralelinde geliştiği gibi
çıplak gerçekler gözardı edilmektedir. Mekanların ferahlatılması elbette tercih
edilebilir. Ancak bu operasyonun sonunda elde edilecek uygulamaların ana
karaktere ve turistik çekicilik unsurlarına ters düşmesi halinde, çok büyük
yanılgılara ve onarılması zor hatalara yol açılması da kaçınılmazdır.
Antalya'nın aktif gündeminde yer alan yapılsın-yıkılsın şeklindeki kısır
tartışmalar çerçevesinde gereksiz zaman ve enerji kaybedilmektedir. İhtiyaç duyulan
unsur projenin şeffaf bir şekilde ortaya konulması sayesinde, turizm önde
tutularak her kesimin katkısı ve katılımı ile üretilmesi gereken ortak teşhis
konsültasyonu ile en uygun tedavi çözümlerinin ortaklaşa bulunmasıdır. Kentsel
gelişimde, temelde eski huylarla bugünlere ulaşmış olan Antalya'nın içine düştüğü
çıkmazlardan kurtuluşunun formülleri zihniyet değişikliğine uğramakta ve kentin
ana mesleği haline gelmiş olan turizme uyum sağlanabilmesinde aranmalıdır.
Zafer Cengiz'in Turizm Forumu'nda daha önce yayımlanan yazıları:
Sayfayı
www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net