Antalya'nın geleceği nereye?
Zafer Cengiz
Turizm Uzmanı - İşletmeci
zafer@cengiz.gen.tr
09.05.2007
Tüm dünyada öne çıkarak sağlıklı bir gelişme gösteren turizm endüstrisinin
Türkiye'de, 2000'li yıllarda sürekli olarak bocalama içine girdiği bir
gerçek.
Düşe kalka yoluna devam eden turizmde, aktörler ile birlikte 38 sektörün
figüranları hep beraber bu olumsuz etkileri yaşıyor.
Turizmin geçmiş gelişmesine bakarak gelecekteki yoluna ilişkin durumu
analiz etmek üzere yaptığımız bir çalışma, Antalya'nın gerçek anlamda bir
yol ayırımına gelmiş olduğunu apaçık sergiliyor.
Daha önceki sansasyonel gelişmeler dönemini kapatarak net bir durgunluk
içine girmiş olan turizmin gelişim trendinin kendine nasıl bir yeni yol
çizeceği ve buna bağlı gelişmeler bölge için hayati önem taşıyor.
Turizmin yükseliş dönemi olan 1985 sonrasında, 2002 yılına kadar yıllık
gelişmede %20 artış gibi korkunç bir ivme yakalayarak gerçekleştirmiş olan
Antalya, son dört yıldır bu tırmanışı durdurmuş durumda.
Bölgedeki şaşkınlık ve piyasa yansımalarının "Yorgunluk ve/veya
doygunluk durgunluğu" şeklinde yorumlanmasına yol açan bu gerçek
karşısında, durum analizi yapılması ve yeni hedefler saptanmasının tam
zamanıdır.
Şampiyonumuz çaptan düşmüşse de bundan sonra nasıl bir yol izleyeceği
yönünde gerçekçi hedefler konularak gerekli tedbirlerin alınması
zorunludur.
Türkiye turizminin yarıdan fazlasında pay sahibi olan Antalya'nın kendi
bölgesel konumunu bilinçli olarak yönetebilmesi, yerel ekonomiye yansıması
dışında ülke turizmine de doğrudan katkı sağlanması bakımından çok kritik
bir rol hüviyeti taşımaktadır.
Yerel turizm endüstrisinde erişilen konumda ortaya çıkmış olan temel
sorunların giderilmesi ve bunların üstesinden gelinerek turizmin mümkün
olduğunca düze çıkartılabilmesi, özetle "Turizmin yönetilmesi" gerekiyor.
Antalya turizmi için ana gösterge olan "Yabancı turist girişi"nde hava
limanı kayıtları en belirgin göstergeler.
2005 yılında erişilen en yüksek rakam olan 7,2 milyon turistte bile
%20'lik çizgiye göre 1,3 milyon düşük kalmakta. Bu nedenle yol ayırımının
belirdiği 1999 yılından itibaren oturtulan %14'lük (6 puan) düşürülmüş
yıllık gelişme hızına göre yapılan analizde 2005 yılı yerine otururken
2006'nın düşük performansının sonucu olarak yine 1,2 milyonluk bir eksiklik
görülüyor. Alternatif olarak %8'lik yıllık gelişme hızına göre yapılan
analizde ise 2006 yılı ancak yerine oturabiliyor.
Özet sonuç olarak Antalya'nın düşen temposunun hangi orana oturtulabileceği,
büyük bir soru işareti ve temel karar olarak karşımıza çıkmakta.
Kanımızca turizmin dizginlenerek yönetilebilmesi halinde Antalya'nın yeni
performansının olabildiğince yüksek ve %14 düzeyinde tutulabilmesi mümkün
olacaktır.
Söz konusu altı puanlık alternatif fark ise makro düzeyde devletin turist
başı harcama rakamı olarak saptadığı 600$ düzeyi üzerinden, Antalya'nın
2020 yılına kadarki 14 yıllık dönemde ilave olarak elde edebileceği 51,4
milyar$ geliri sağlayıp-sağlayamayacağına ilişkin bir tercihi ortaya
koymaktadır.
Antalya turizminin eriştiği boyutların ve içine düşülen bunalımın gerçek
hacimlerinin idrak edilerek hem yerel çıkarların güvenceye alınması hem
de ülke turizmine lokomotif görevinin gereğince yapılabilmesi için
"Turizmde Bölgesel Yönetim" yaklaşımına hızla girilmesi, kaçınılmaz
niteliktedir.
Antalya'nın ortak aklı, daha fazla zaman ve kan kaybetmeden yolunu
belirlemelidir.
Zafer Cengiz'in Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:
Sayfayı
www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net