Turizmde Güncel Tehlikeler
Zafer Cengiz
Turizm Uzmanı - İşletmeci
zafer@cengiz.gen.tr
10.06.2007
Turizmin hızlı gelişme süreci, toplam 38 sektörü etki alanı altına alan bu yeni ve sevilen endüstrimizin her türlü dengelerini bozdu. Antalya gibi Türkiye turizminin mutfağı veya vitrini konumundaki bölgemizde ise, bu durumun yol açtığı sancılar ve sorunlar son yıllarda doğal olarak fazlasıyla hissedilmekte. Turizmin kendisinden beklenen ekonomik verimi sağlayamadığı ortadayken, bu durumdan olumsuz etkilenen her türlü piyasaların sürekli feryatları duyulurken, kimin ne yaptığına bir göz atmak çok yararlıdır.
Antalya yerel piyasası turizmcilerden medet umarak, piyasanın düze çıkarılmasını bekliyor. Turizmciler bu karmaşık endüstrinin üstesinden gelecek örgütlenme yapısına sahip olmadıklarından, devletten önemli konularda ricalarda bulunuyor ve tersleniyor. Turizm Bakanlığı ise, mevcut güncel piyasa sorunlarını adeta görmezden gelerek, son çalışması olan "Türkiye Stratejisi" raporunda, "büyük turizm potansiyeli"nin geleceğe dönük envanterini sergiliyor. Yani, turizmin sorunları son yıllarda giderek kemikleşmiş iken, hala duruma teşhis konamamış ve tedavi sürecine girilememiş durumda. Herkesin bu ateşten topu birbirine attığı bır kısır döngü sürüp gidiyor. Oysa, dünya turizm örgütü bu hastalığa teşhis konarak reçetesini de ilan edilmiş halde. Basitçe, her bölgenin kendi yerel örgütlenmesi ile kendi başının çaresine bakması tavsiye ediliyor.
Turizmi kim ve nasıl yaparsa yapsın, en önemli unsurun "yerelde uyum" olması gerek. Zira, bölgede yürütülen turizm mekanizmasında tümüyle yöresel kaynaklar kullanılıyor ve turizm filmi bile çevrilse, yerel sosyo-ekonomik unsurlar durumdan ciddi bir şekilde etkileniyor. Hele ki endüstri ilişkileri içinde, tüm yerel kaynakların zorlandığı ve tüketildiği ilişkilerde bir yapı oluşsun ve "kap-kaç" zihniyeti ile yerele de pek bir şey kalmasın. Dahası, bölgedeki turizm hareketi kapsamında "bereket" arayarak göçe bağlı dehşet bir nüfus artışı baskısı altındaki yöre kentleri, her türlü yetersizlikler ve zorluklar altında kıvranmaya makküm olsun. Böylesi bir hengameye düşmüş olan yerelde, heyecanla yolu gözlenen turistler kriz olmayıp da gelseler bile otele kapanarak yüzlerini göstermez olsun. İşte dengeleri bozulan ve amaç-sonuç ilişkisi şaşmış olan çarpık turizmin belirtileri bunlar.
Bu şartlar altında ve bozulan dengeleri düzeltilemeyecek olan bir Antalya'da tüm yöre kentleri başta gelmek üzere kaos ve ızdırap ortamı kaçınılmazdır. Üstelik bu gün yaşanan yoğunluklar, yakın gelecekte artarak ve kuşkusuz bir şekilde devam edecektir. Zira yörede turizm mekanizması yerleşmiş ve durdurulamaz bir şekilde yayılmaktadır. Sahillerden sonra turizm adına Antalya'nın geniş tarım arazileri parselleniyor, Kaleiçi gibi bulunmaz bir turizm değerinin devre dışı kalmasına şimdiden seyirci kalınabiliyor. Bugünden bunlar olursa, 10 yıl gibi yakın bir gelecekte 2 milyonluk merkez ve 15 milyonluk yabancı turistin yaşanacağı, mevcudun çift çarpılmış haliyle karşılaşılacaktır. Fakat burada sorunlar ikiye değil, beş'e katlanacaktır.
Antalya turizm ile hızla gelişmesine rağmen, istemediği ve beklemediği bir şekilde turizmin içinde boğulmaktadır. Şaşmış olan yerel dengelerin düzeltilmesi için yapılması gereken çok şey bulunmaktadır. Elinde turizm gibi değerli bir mekanizmanın tapusunu tutan Antalya, önce malına ve sonra da işine sahip çıkmasını bilmelidir. İçine girilmiş olan çarpık gelişme sürecinin tehlikeleri büyüktür ve turizm pastasını yağmalatmadan yerel değerlendirmesi yapılabilmelidir.
Zafer Cengiz'in Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:
Sayfayı
www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net