TURİZMDE YEREL ÖRGÜTLENME İHTİYACI
Zafer Cengiz Turizm Uzmanı - İşletmeci
zafer@cengiz.gen.tr
29.12.2005
Turizm çok karmaşık bir yapıya sahip olduğu için, örgütlenme konusunda
da çetrefil bir gündemi var. Toplam 38 sektör ile doğrudan ve dolaylı
olarak etkileşim içinde gerçekleşen turizm endüstrisini, kendine özgü
işleyiş tarzı içinde analiz ederek çözmek ve tedbirleri zamanında ve
doğru bir şekilde alabilmek, gerçekten güç bir olgu. Bu nedenle de
çağımızda her yönüyle önem kazanan ve gelişmekte olan bu mekanizmanın
dizginlerini yakalayarak yönlendirebilmek için özel bir yaklaşım ve
ihtimam gerekiyor.
Türkiye turizminde son yıllarda kaydedilen hızlı gelişmelerin ülke
ekonomisine etkileri ve katkıları dikkatleri çekmiş durumda. Fakat bu
değişim sürecinde gerekli örgütsel ve yasal temellerin yerine
oturamayışı nedeniyle pek çok sıkıntının su yüzüne çıkmış olması
gerçeği artık somut olarak karşımızdadır. Bu nedenle ekonomik randıman
düşmekte ve birçok sosyal, çevresel olumsuzluklar, istenmeyen yan
etkiler olarak belirmektedir.
Peki, bu durum nasıl oluşmakta, neden istenen düzenler
tutturulamamaktadır? Sorunun cevabı iki aşamalı olarak; Ülkesel ve
Bölgesel ölçeklerde aranması gerekmekte olsa da burada sadece
bölgesel düzeyde kısa bir analiz ile yetinelim.
Turizmde "ürün" tamamen yerel bir yapıdadır. Turistin gittiği yer ülke
veya otel değil "yöre"dir. Bu nedenle turizm ticareti içinde bu
unsurun ön plana çıkartılması ve özgün bir şekilde işlenmesi
gerekmektedir. Oysa, Türkiye turizminin gelişin sürecinde bu bakış
açısı sürekli olarak ihmal edilmiştir. Devlet, Türkiye'yi tanıtmaya
odaklanmış, diğer yandan gelişen oteller de ancak kendi tesislerini
piyasaya çıkarma gayreti içine girmiştir. Son yıllarda alt yöre olarak
bir araya gelmeye çalışan "tanıtma" amaçlı örgütlenmeler de, bu
mekanizmada çok zayıf ve yetersiz kalmaktadır. Çağdaş yapı içerisinde
gereken, bölgesel örgütlerin yetkili ve etkili bir şekilde hem ürünü
bilinçle oluşturmaları hem de piyasaya tanıtma ve pazarlama sürecine
sokmalarıdır.
Son günlerde piyasada gündeme gelmeye başlayan, altyapı ve tanıtma
birlikleri ile il düzeyinde turizm master planı yapılması gibi
yaklaşımların tümünün altında bu ihtiyacın yansıması yatmakta. Aklın
yolu bir de olsa, ihtiyaç insana her şeyi de yaptırsa, taşı gediğine
koyabilmek için eksik kalan başka ihtiyaçlar bulunmaktadır. Yasalar
ile düzene kavuşturulacak örgütsel yetkiler ve mali kaynaklardan
yoksun olarak, bu ihtiyaçlar yerine getirilemiyor. Hem devlet kanadını
hem de sektörel ticari kuruluşlar ile sivil toplum örgütlerini bir
araya getirerek etkin bir ortak çalışmaya sokacak yeni yasalar
gerekmekte.
Yeni yaklaşımda "yerel yönetimlerin güçlendirilmesi" anlayışına tam
uygunlukta oturan bu ihtiyaç, çok yakın bir sürede yasama sürecine
yansıyacaktır. Bugün için turizm piyasasının gözetmesi gereken konu,
böyle bir gelişmeye hazır olmak ve "Turizm Çerçeve Yasası" gibi genel
bir düzenleme ile tariflenerek yetkilenecek olan "Turizm Bölge Yönetimi"
kavramının hızla devreye girmesine elden geldiğince katkı
koymak olmalıdır. Üç yıldır Dünya Turizm Örgütü bünyesinde kurularak
piyasa gelişmelerine destek veren ve yönlendiren "DMO"nun dünya
çapında tespit ettiği 550 adet yerel turizm örgütü içinde, henüz
Türkiye'den hiçbir kurumun yer almaması, içinde bulunduğumuz vahim
duruma güzel bir gösterge oluşturuyor.
Zafer Cengiz'in Bütün yazıları:
Sayfayı
www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net
|